Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Almanya’nın Köln Lanxess Arena’ya geleceği duyurulduğu andan itibaren, başta Almanca medya olmak üzere her alanda kışkırtma başladı. Tayyipseverler her yerde kışkırtıldı, aşağılandı. Şükür ki, halkın sakuneti ve Köln polisinin duyarlılığı sayesinde bir kargaşa yaşanmadı. Hem gazetemizde, hem de www.ahaber.de sitesinde bu haberleri okuyup, göreceksiniz. Bir kışkırtmaya “provokasyona” özellikle değinmek istiyorum: Başbakanın konuşma yaptığı salonda serbestçe orada-burada dolaşan Seran Sargur isminde “Kanal Avrupa’dan beslenen” diye de adlandırılan şahıs, bir kaç kez görevli ve gazetecilerin bulunduğu gurubu tahrik etmeye çalıştı. Sürekli başbakanın korumalarına âdeta emir vererek “şunları da geri çekin” diyerek taciz etmeye kışkırtmaya çalıştı. Bereket, işaret ettiği kişiler soğukkanlı davranıp, onu ciddiye almadıklarından olay büyümedi. Oysa ki, kışkırtanı bir yerlerden hatırlıyordum... Hatırladığım kadarıyla 1999 yılıydı... Köln Stadyumu’nda Necmettin Erbakan’ın da katıldığı 45 000 kişilik bir etkinlik vardı. Bir gazeteci arkadaşımla gittik... Üst tribünlerde kalabalığı seyrediyor, diğer gazeteci arkadaşları arıyorduk. Bayanların oturduğu alt tribünlerin önünde gazeteci Ruşen Çakır’ı, yanında bir kameramanla farkettik. Gözlerimizi oraya “diktik”. Ruşen Çakır, sürekli bayanlara doğru bakar bir vaziyette dolaşıyor, kameraman da yanıbaşında çekiyordu... Kısa bir süre sonra birileri gelip Ruşen Çakır’a bir şeyler söylüyor, uyarıyordu... Bu olay bir kaç kez tekrarlanınca (Ruşen Çakır’a neden sürekli kadınların çekildiğini soran kişiler onu, kadınları çekerek kadınları taciz etmemelerini, etkinlikte provokasyon çıkarmamaları için uyarmış), yanımdaki gazeteci arkadaşa “hemen aşağıya inelim bir olay çıkabilir” dediğimi hatırlıyorum. Biz aşağı koridora inene kadar kavga olup bitmiş, yerde duvara yaslanmış, ağzı ve burnu kanlar içinde oturan bir kameramanı farkettim. Bizimle beraber Ahmet Özay da (o günlerde SABAH gazetesinde çalışan gazeteci) oraya gelerek, “biz gazeteciyiz, dağıtırım burayı...” gibi kimsenin ciddiye almadığı sözler sarfettiyse de, polis 45 000 kişilik etkinliği bir dayak yiyen kameraman yüzünden dağıtıp, lağvetmedi. Bize o zaman verilen bilgilere göre, Türkiye’den sunucu Ali Kırca (Ankırman diyorlar yeni modaya göre) bir ekip görevlendirerek burada Köln Stadyumu’nda Erbakan sempatizanlarını kışkırtarak “malzeme” istemiş... İmdi, geri günümüze geri dönersek... Köln Lanxses Arena’da gazetecileri başbakanın korumalarına göstererek “şunları da geri çekin” diyen “kışkırtıcı” Seran Sargur ile Köln Stadyumu’nda dayak yiyen kameraman aynı Seran Sargur. Bitmedi... Deştikçe “kışkırtma” çıkıyor... Lanxess Arena’da Başbakan’ın konuşma yapmadan önce İsmail Coşar ve ekibine mikrofon vermemek için sürekli bahane uydurduğunu olayı bizzat yaşayanlardan duydum. Ya fesh edilsin ya da yeniden yapılandırılmasını savunduğum UETD’den (Avrupa Türk Demokratlar Birliği) bir kaç kişiyi arayarak, Seran Sargur’u Köln Lanxess Arena’da kimin ve ne için görevlendirdiklerini sordum. “O gün bizim de canımızı çok sıktı. Başbakanlık Lanxess Arena’da teknik organizasyonu ALTUS şirketine verdi. Bu kişi de Altus Organizasyon Şirketi elemanı olarak ortalarda dolaşıyordu” dediler. Kanal Avrupa’da yayın yapanları da provoke etti, canlı yayın arasında kavga çıkmasına ramak kalmıştı. “Adamın kanında var kışkırtmak. Başbakan Erdoğan ve a....’e nasıl küfrettiğini” şimdilik yazmıyorum. Bu Seran Sargur hakkında yazacak çok daha şey var ama yerim kısıtlı...
Kışkırtma her alanda vardı

Yorumlar