Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) Eğitim ve Ar-Ge Biriminin organize ettiği “Siyaset Akademisi” programı 12-13 Kasım tarihleri arasında Almanya’nın Karlsruhe kentinde gerçekleştirildi. Alanında uzman ve seçkin isimlerin konuşmacı olarak davet edildiği programda “Türkiye’de Darbeler Tarihi, Anayasa Yapım Süreçleri ve Başkanlık Sistemi” konuları masaya yatırıldı.
Akademinin ilk semineri T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı eski Müsteşarı Prof. Dr. A. Haluk Dursun’un “Türk Siyasi Tarihinde İktidar Mücadeleleri ve Darbeler” konulu sunumu ile başladı. “Bir zümrenin menfaatine dokunduğunuzda ve onun güç kaybına neden olduğunuzda ihtilal heveslileri meydana çıkar.” diyen Dursun, tarihimizdeki darbelere, ayaklanmaların çıkış nedenlerine, ulaştığı kitlelere ve eylemlerin nasıl berteraf edildiğine ilişkin bilgiler verdi. Konuşmasında Osmanlı devlet geleneğine ve sembollere, eylemlerin toplum hafızasındaki yerine işaret eden Dursun, Edebiyatta bir şiir türü olan “Mersiye”nin tarihimizde en fazla Şehzade Mustafa ve Adnan Menderes hakkında yazıldığını kaydetti.
23. Dönem Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı, TBMM 25. Başkanı ve Ankara Milletvekili Cemil Çiçek ise“Türkiye’de Çok Partili Dönem ve Sistem Sorunu” hakkında değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında Türkiye’nin 56 senede bir darbe veya darbe teşebbüsleri ile karşı karşıya kaldığına vurgu yapan Çiçek, halkın iradesiyle akamete uğrayan 15 Temmuz darbe girişimi hakkında da açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin, darbeler ile 8-10 sene geriye gittiğini belirten Çiçek, darbe ve terörün barış ve huzuru hedef aldığını ve ülke ekonomisine büyük zarar verdiğini belirtti. Türkiye'nin terör belasından çok çektiğini, dış eller ile örgütlenen PKK’nın da vekâleten bu eylemleri gerçekleştirdiğini aktardı. Çiçek, “Darbe ve terör vekâlet savaşlarının en önemli iki enstrümanıdır. Devletleri hizaya getirmenin darbe dışında bir diğer yöntemi de terördür; dış güçler de bu terörden nemalanmak istemektedirler. Türkiye güçlü olmak zorundadır. Türkiye demokrasi çerçevesinde güçlenecektir. Milletin vekâleti de bu hususta önemlidir. Birlik yok ise dirlik de yoktur; birlik ve dirlik ise birbirimize saygı göstermekten geçer. Zaafa düştüğümüz vakit, ülkemizi âdeta bir yangın yerine çeviren bu teşebbüsler yaşam şansı bulur. Bizler buna müsaade etmeyeceğiz. Hükûmet ne zaman kalkınır? Tek başına iktidar olduğu dönemde. Tıpkı Menderes ve Özal döneminde olduğu gibi. ” sözlerine yer verdi.
Programın ikinci gününde ise Bursa Milletvekili, AK Parti Genel Sekreter Yardımcısı Av. Zekeriya Birkan “15 Temmuz Darbe Girişimi ve FETÖ Yapılanması” konulu sunumu ile katılımcıların karşısına çıktı. FETÖ yapılanmasında dersanelerin önemine değinen Birkan, “Dersaneler Anadolu’nun zeki evlatlarını devşirmek için bir süzgeçti. Paralel yapı bu şekilde insan kaynağına ulaştı.” dedi
Siyaset Akademisi programının bir diğer konuğu ise T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Hüseyin Yayman oldu. Yayman, “Türkiye’de Devlet Reformu ve Başkanlık Sistemi” konusunu ele aldı. Türkiye’deki mevcut sistemin kriz, darbe ve istikrarsızlık üreten bir sistem olduğunu söyleyen Yayman, “Türkiye tarihi bir vesayet tarihidir. 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbeleri arasında 10 hükûmet kuruldu ve dağıldı. 1950 ile 2002 arasındaki 52 yıl istikrarsızlıkla geçti. Sistem sorunlu bir sistemdir; bu nedenle evrensel normlara uygun bir sistem biran önce hayata geçirilmelidir.” dedi. Yapılan her darbenin Türkiye’yi 20-30 yıl geriye götürdüğüne değinen Yayman, bu müdahalelerin Türkiye’ye toplam maliyetinin 500 milyar Dolar olduğunu aktardı. Yayman sunumunda 1980 askeri darbe sonrası ülkenin açık cezaevine döndüğünü, büyük acıların yaşandığını ve partilerin kapatıldığını belirtirken demokrasinin askıya alındığını ifade etti. Başkanlık sisteminin 47 yıldır tartışıldığını kaydeden Yayman, Erbakan, Türkeş ve Demirel’in de Başkanlık sistemini savunduğunu ve Başkanlık sistemi olursa ülkenin yapısal sorunlar içinde boğulma riskinin azalacağını belirtti. Yayman sözlerini şöyle sürdürdü: “Mevcut sistem köhne ve yıpranmış bir sistemdir. Sistem değişimi ile lider ülke konumuna gelmek mümkündür. ABD, Arjantin, Brezilya, Endonezye, Güney Kore, Fransa (yarı başkanlık), Rusya (yarı başkanlık) ülkeleri Başkanlık sistemiyle yönetilen ülkeler arasında yer almaktadır. Bir ülkenin üniter veya federal yapıya sahip olmasının sistemle bir ilgisi yoktur. Federal bir yapıda olan ABD’de Başkanlık sistemi uygulanmaktadır. Almanya da federal bir yapıdadır ve parlamenter sistem uygulanmaktadır. Fransa ise üniter yapıdadır ve yarı Başbakanlık sistemi ile yönetilmektedir. Güney Kore üniter yapıdadır ve yine Başkanlık sistemi ile yönetilir.”
Siyaset Akademisi programının son konuğu Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop oldu. “Türkiye’de Anayasalar ve Siyaset” konusuna değinen Şentop Başkanlık sisteminin önemine vurgu yaptı. Konuşmasında Türkiye’de bürokratik oligarşi yapısının, uzun yıllardan beri asli iktidar olarak tanımlanageldiğinden bahseden Şentop, AK Parti iktidarı ile birlikte bu durumun değiştiğini, 2002’den bu yana bürokratik oligarşinin işlevsiz hâle getirilmeye çalışıldığını aktardı.
Şentop, parlamenter sistemin verimsiz bir sistem olduğunu ve içerisinde pek çok sistematik dezavantajlar barındırdığını kaydetti. Şentop, “Türkiye’de 150 sene içinde parlamenter sistem belki 40 sene işledi. Sistem iyi veya kötü şekilde uygulanmaya çalışıldı. Ama bu parlamenter sistemin başarılı bir sistem ve uygulama olduğunu göstermez.Parlamenter sistem hükûmeti garanti etmemekte, hükûmetler ise sürekli olarak risk altında kalmaktadır. Bu sistem istikrarsızlığa kapı aralamaktadır. Zira kısa ömürlü, etkisiz ve verimsiz hükûmetler parlamenter sistemin en temel özelliğidir. Bugüne dek pek çok politikacı Başkanlık sistemini savunmuştur. Nitekim Sezai Karakoç Diriliş Partisi’ni kurduğunda sisteme ilişkin maddeleri parti programına koydurmuştur. Türkiye yeni anayasa zorunluluğu ile karşı karşıyadır. Bu AK Parti’nin bir fantazisi değildir. Bu bir zarurettir. Türkiye, yeniden inşanın bir aktörü olmak istiyorsa kendini bu anlamda hazırlamalı ve yenilemelidir.” ifadelerine yer verdi.
Soru-cevap kısmının da yer aldığı programın sonunda katılımcılara sertifikaları takdim edildi.
UETD Eğitim ve Ar-Ge Birimi tarafından organize edilen “Siyaset Akademisi” serisinin ilki mayıs ayında Almanya’nın Hamburg şehrinde, ikincisi ise eylül ayında Essen kentinde gerçekleştirilmişti. DUP / Karlsruhe

Yorumlar