‘Gençlerimizin Türk vatandaşı olarak kalabilmesi cazibe haline getirilmeli’


‘Gençlerimizin Türk vatandaşı olarak kalabilmesi cazibe haline getirilmeli’

ALMANYA Türk Federasyonu’na bağlı Dinslaken Ülkü Ocağı’nda Türk basın mensuplarının da davetli olduğu kahvaltıda konuşan Türk Federasyonu Genel sekreteri Fatih Oğuz,  Türkçe’nin korunması için adımlar atılmasını isterken; “ “Gençlerimizin Türk vatandaşı olarak kalabilmesi cazibe haline getirilmelidir” dedi. Dinslaken Ülkü Ocağı Başkanı Engin Yaşar’ın selamlama konuşmasının ardından söz alan Türk Federasyonu Genel Sekreteri Fatih Oğuz, Avrupa’da yaşanan sorunlar ve güncel gelişmeler özerine genel değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına basının  günlük yaşamdaki önemine değinerek başlayan Fatih Oğuz; “8 Mayıs tarihinden 31 Mayıs’a kadar sürecek olan,7 haziran’daki 25. Dönem Milletvekili Seçimi  için oy verme sürecine girilmiş durumda. En doğal, en demokratik hakkımız olan oy verme sürecinin  birlik ve beraberlik içersinde, huzur içersinde geçirmemizi temenni ediyorum. Bütün sivil toplum kuruluşu yöneticilerini azami bir şekilde de dikkat göstermelerini talep ediyorum.  Bu demokratik hakkımız, rahmetli Başbuğumuz merhum Alparaslan Türkeş’in  9 Işık Doktirini’nde de dile getirmiştir. Ülkücü hareketin yurtdışındaki temsilcileri olarak bizler buradaki vatandaşlarımızın bu en doğal, en tabi demokratik haklarını baştan beri talep eden, isteyen camianın mensuplarıyız. Bu haklar kolay, kolay elde edilmiyor.Elde edilmediği gibi çok bedellere maruz kalmıştır. Gündeme dair popilist yaklaşımlarla heder edilmesine gönlümüz razı gelmiyor.   Hangi siyasi görüşe sahip olunursa olunsun, vatandaşlarımızın sandıklara gidip oy kullanmaları gerekiyor.  Seçme ve seçilme hakkı demokratik rejimlerde önem arz etmektedir.Gelecekte çocuklarınızda bu haktan faydalanmasını istiyorsanız, gerekli adımların atılması gerekir. Hiç bir gerekçenin arkasına sığınmadan oylarınızı kullanın” çağrısında bulundu. ANADİLE SAHİP ÇIKILMALIfatih-oguz 5Avrupa Türklüğü’nün önemli sorunlarının varlığına dikkat çeken Genel Sekreter Fatih Oğuz konuşmasının devamında; “Burada doğup büyüyen neslin okullarda, işyerlerinde,  sosyal alanlarda ne gibi zorluklarla karşılaşıldığını görüyoruz. Bizim sorunlarımız sadece maddi manadaki sorunlar değildir.  Buradaki hizmetler, sadece maddi boyutuyla ele alınmaması gerekir. Bizim Kültürel ve tamamen haklar noktasında sorunlarımız olan , taleplerimiz olan hususlar vardır. Bunlardan bir tanesi anadilimiz Türkçe dir.  Anadilimiz, Türkçemiz, çocuklarımıza devam iletebilmemiz noktasında muafaza edilmesi  ve bu hususta da Türkçemiz’n çocuklarımız için cazibe haline getirilmesi  hususunda çalışmalar yapılması gerektiğini düşünüyoruz.  Bizler burada bazen kendimizi  Dünya kamuoyu önünde yalnız hissetiğimiz hususlar vardır. Bunlardan en önemli olarak öne çıkan kültürel kimliğimizin Türk kimliğinin korunması gerekir. Gençlerimizin Türk vatandaşı olarak kalabilmesi cazibe haline getirilmeli. Çifte vatandaşlığın önemine dikkat çekiyoruz” şeklinde konuştu.fatih-oguz 3CAMİLERDE MEMLEKET MESELELERİ KONUŞULABİLİR Seçim sürecinde camilerin siyasi parti temsilcilerince siyaset yapmak adına kullanılmamsını isteyen Fatih Oğuz, “Bizim gerçekten en hassas olduğumuz alan din alanıdır. Yüce dinimizin etkin olduğu her alanı korumamız gerekir. Bu alanları, kişisel menfaat ve hırstan uzak tutumamız gerekir. Son günlerde, vatandaşlarımızın şikayetleri üzerine bunu konuşmak durumunda kalıyoruz.  Camilerin partiler arası bir rekabete dönüştürülmemesi gerekir.  Cami alanı, korunması gerekir. Her insanın farklı görüşü vardır. Cami içersinde kutuplaşmaların önü açılmamalıdır.  Camilerde memleket meseleleri konuşabilir” dedi.fatih-oguz 1İSLAMİYETİ SONRADAN ÖĞRENENLER ... Genel değerlendirmelerin ardından  basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Türk Federasyonu Genel Sekreteri Fatin Oğuz, bir soru üzerine Dinslaken ve çevresinde  gençler arasında yaşanan sorunlara değinerek şunları söyledi:” Sayın genel başkanımız Avrupalı Türkleri’nin meseleleri ile yakından ilgilenmektedir.Kainatın neresinde bir Türk varsa, ona hizmet etmek, onun sevincine ortak olmak, onun kederleriyle kederlenmek şiarımızdır. Bunun sonuna kadar takipçisi olacağız.Bunu yaparken yaşadığımız ülkenin gerçeklerini de göz önünde bulundurmak gerekir. Biz buradaki sorunların çözülmesini istiyorsak, Türkiye’nin güçlü ve milli bir iktidarla yönetilmesi gerekir. Siyasi iktidarın güçlü olması durumunda sıkıntıların azalacağına inanıyorum. Türk gençlerinin ‘Selefi hareketi’ adı altında farklı yapılara kurban gittikleri görülüyor. Sorun Dinslaken’le sınırlı değil. Almanya nın genelinde bu görülüyor. Burada bir zafiyet var. Bin yılı aşkın İslam dinine en güzel yönüyle, en şerefli yönüyle hizmet eden bir milletin  mensupları evlatları olarak böyle bir oluşuma kurban gitmesin altındaki sebepleri aramak lazım. Bu bizim aile,sosyal ve derneklerin yapısını gözden geçirmek için bir fırsattır. Şekilde Müslümanlık mı, yoksa yaşamda Müslümanlık mı?  Çocukklarımızı Kuran kursuna gönderirken paralelinde işlenmesi gereken konular bellidir. İslamiyeti sonradan öğrenmiş birisi bana islamiyeti öğretemez! Bu akımlara kurban giden gençlerimizin islamıyeti, ayetleri keskin şekilde yorumlamalarının altındaki gerçekleri araştırmak gerekir” İbrahim ERGÜL / DİNSLAKEN

Yorumlar

Yorum Gönder