Fikret YOLA
Orta yaş üzeri çocukluğu, gençliği Türkiye’de geçenler bilir. O zamanlar uluslararası müsabakalarda esamesi okunmayan Türk Milli Futbol Takımı'nın yerine o siyah beyaz formalı Almanya Futbol Milli Takımı, çoğu Türk halkının gönüllerinde idi hep. Kadroları ezbere sayılırdı. Gerd Müller’in golleri ile sevinenler ne coşkulanırdı...
Almanlar'ı sadece futbolda değil, o zamanın tek eğlencesi siyah-beyaz televizyonlarında yayınlanan olimpiyatlarda da, hangi disiplinde olursa olsun ‘’Almanlar'ın kazanması’’ için tek yürek olunurdu.
Dost Almanya…
Kardeş Almanya…
Savaş sonrası kucağını açan Türkiye’de yaşayan sayısız Almanlar…
Okul kitapları da ‘’müttefikimiz’’ ‘’dostumuz’’ diye donatılırdı hep. Bütün dünyanın elbirliği yaparak onları yerin dibine çalmayı, Alman halkının gururunu ayaklar altına almak istediği zamanlarda, vefalı Türk halkı hep arka çıkarak dostluk gösterirdi…
Türkler, Alman halkının hepsinin sorumlu tutularak ruhlarının, rencide edilmemesi yolunda tavır aldı.
Hisleriyle oynanmasına gönlü hiç razı olmadı…
Bomba yemekten (ne bitmek bilmez bombalarmış hala sıklıkça bulunuyor ve tesirsiz hale getirmek için mahallelerde alarm veriliyor) taş üstünde taş kalmamış enkazdan yeni çıkmış bir memlekete, 50 yılı aşkın bir zamandır elini taşın altına koyarak bu ülkenin yeniden inşasına ter döken tüm Türkler şu anda hayal kırıklığı içindeler.
O bombaları atanlara hiç ağızlarını açamazlarken, gerçek dostlarını bu kadar nasıl incitebiliyorlar?
Bugün 3 milyon civarında Almanya’da yaşayan gurbetçi göçmenlerin büyükleri eğer Türkiye’de Almanya üzerine bir defa kötü propaganda duymuş olsalardı gelirler miydiler bugüne kadar ikinci vatanı olarak kabul ettikleri ülkeye?
Yıllardır okyanus ötesi koskoca Amerika Birleşik Devletleri’nin meclisi bu konuda sağduyulu kalabilmişken, hiçbir yaptırımı olmayan bu kararın Alman Meclisi'nden alelacele pat küt geçmesi Türkler'in hafızasından hiç silinmeyecektir.
Türk-Alman dostluğu için yıllardır çaba harcayan, gerek Türk gerekse Alman milyonlarca gönüllünün elleri kolları bağlanmıştır. Yılların emekleri ziyan olmuştur.
Ticareti bir kenara bırakırsak, bu kadar kız alıp verilen başka bir ülke var mıdır?
Bu kadarlık içtenlikten sonra yazık yazık…
Bir çuval incir berbat oldu…
Seçime katılım oranının zaten düşük olduğu bir sistemde göçmenler şimdi bu meclis için nasıl sandığa gidecek?
Hangi partiye oy verecek?
Yoksa kendi partilerini mi kuracaklar?
‘’Uyum – muyum’’ ne olacak?
Mebus ‘’Jhem’’ hakkında söylenenler aşağı yukarı biliniyor. Diğer Türk kökenli politika yapanlardan ne ses çıkacak? Bunu tüm vatandaşlar bekliyor. Takip ediyor…
Başarılı çalışmaları ile vatandaşların sevgisini kazanan Yeşiller Partisi’nin Kuzey Ren Vestfalya (NRW) Eyaleti Milletvekili Arif Ünal acaba bütün bu olacakları bildiği için mi tekrar aday olmayacağını açıkladı dersiniz?
Son sözüm sağduyulu Alman dostlarıma:
Bugün kendi ucuz çıkarları için size yalakalık yaparak ‘’geldikleri Türkiye’yi satanlar ‘’
İnanın sizi de bir gün gelir satarlar…
Benden söylemesi…

Yorumlar