Türk TV Kanalları


Türkiye’den Avrupa’ya yayın yapan Türk televizyon kanallarının yıllık reklam gelirlerinin 30 Milyon Euro civarında olduğunu duyunca “vay be!” dedim. Dudağım uçuklamadı ama içim “cızzz” etti. Gazeteci arkadaşıma anlattım, onun da hiç bir yeri uçuklamadı, sadece “Yarasalar!” dedi. Araştırdım... Yarasa; kan emici, kanla beslelen fare tipinde yaratıklarmış. Arkadaşımın tesbiti ilginç... Düşünün... 5-6 yayın kanalı yılda 30 Milyon Euro’luk reklam topluyor Avrupa’daki işadamlarından... Peki, karşılığında ne veriyorlar? Koskocaman bir HİÇ! İçi boş yayınlar... Sabah-akşam dizi... Genelde komik olmayan ama çok komikmiş gibi olsun diye arka fondan alkış sesi verilen “maganda dizileri”. Ahlak dışı ilişkiler, tecavüz, sarkıntılık sahneleri olmayan Türk dizisi yok... Başka ülkelere de satılan bu dizilerle Türkler; tecavüzcü, yengesine sarkıntılık eden, en yakın akrabasına göz koyan olarak “iyi ve güzel” tanıtılıyor. Yaptı(ırdı)kları içi boş yayınlara bakılırsa vermek istedikleri mesaj belli: Avrupalı Türkler kerizdir. Seyircileri üretmeden, tükettirmeye yönelik yayınlar... Eline “şey” gibi mikrofonu kapıp ta Avrupa’nın sokaklarında dolaşanlar... Ne kadar “kartvizit tipler” varsa, hepsi sokaklarda... Avrupalı Türkler’i kendileri gibi zannedip, “bunların önüne ne koyarsak yerler” diye düşünenler... (Esnafı tokatlayanları saymadım, aramızda kalsın) Bu yayıncıların “yedikleri haltları” çoğaltabiliriz... Mesela; Türk futbol takımlarının uluslararası karşılaşmalarını izlemek istersiniz, o anda o kanal yayını kilitlenir... Önemli bir anda yayını izlerken televizyon ekranının üçte birini kaplayan reklam girer... Öğleden sonra “çocuklar da izlesin diye” sanal kumar oynatırlar... Türkiye’de yayınlanan tartışma programları (Marena, 31. Gün,... gibi, öhö), Avrupa’ya yönelik yayın da banttan verilir... Neden? Maksat Avrupa yayını dolu gözüksün. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Almanya’ya gelir... Günlerce burada kalır... Başka bir Avrupa ülkesine gider... Milyonları “cukkalayan” Avrupa yayınlı kanallarda sadece 2 dakika ana haber bülteninde yer verilir. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Almanya’ya gelir... Bir kaç gün Almanya’da temaslarda bulunur... Milyonları “cukkalayan” Avrupa yayınlı kanallarda sadece birkaç dakika ana haber bülteninde yer verilir. Avrupalı Türkler’in milyonlarını “aktaran” bu yayın kuruluşlarına; onları besleyen işadamının, esnafın, seyircinin diyeceği bir şeylerin olması lazım. Paralarımızı “cukkalayıp” bize “kakafoni” vermelerine izin vermeyelim. Türkiye hızla gelişiyor, değişiyor. Gelişen Türkiye’ye orantılı olarak medya anlayışı da değişmeli, gelişmeli.

Yorumlar

Yorum Gönder