Türk tiyatro ve sinemasının önemli isimlerinden Hülya Gülşen'in kızı olan genç oyuncu Naz Çağla Irmak, geçtiğimiz haftalarda TRT'nin iddialı dizilerinden Taşacak Bu Deniz'inekibine dahil oldu. Oyuncu, dizide savcı Feride'yi canlandıracak.
Oyunculuk kariyerine annesi Gülşen Irmak'ın rol aldığı Bizim Evin halleri adlı dizi ile Naz Çağla Irmak, bu sezona kadar, "Kırgın Çiçekler", "Tövbeler Olsun", "Hakim", "Sıfırıncı Gün" ve "Hudutsuz Sevda" dizilerde görev aldı.
Naz Çağla Irmak'ın sinema kariyeri ise, "Çakallarla Dans 5" adlı filmle başladı. Oyuncu, 2023 yılında da "Demir Kadın: Neslican" filminde oynadı.
Ayrıca genç oyuncunu adını "N Kuşağı", "Ayak İşleri", "Sen İnandır", "Zamanın Kapıları" ve "Persona" gibi internet yapımlarında gördük.
Irmak ile yeni dizisi Taşacak Bu Deniz'deki rolünü, tiyatro sahnesindeki çalışmalarını ve özel hayatına dair bilinmeyen konuları sizler için öğrenmeye çalıştık.
KOÇARİLER VE FURTUNALAR
Çıtası yüksek yeni bir dizi projesinde yer aldınız. Duygularınızı öğrenebilir miyiz?
“Taşacak Bu Deniz”, ilk günden beri enerjisi ve anlatım gücüyle beni etkileyen bir işti zaten. Savcı Feride gibi önemli bir karakteri oynamaktan çok mutluyum. Karakterinin farklı yönleriyle seyircinin gönülden bağlanacağı bir karakter olacağını düşünüyorum onun.
Bizi biraz onu tanıtabilir misiniz?
Her şeyden önce onu tanıdığınızda biraz dağınık ama zehir gibi bir zekası olduğunu görrsünüz. Gençliği ve sıcak kanlılığı yüzünden kimsenin çok fazla ciddiye almadığı bu savcı, suça bulaşmış herkesin kâbusu olacak. Faili meçhul kalan savcı babasının izindeki Rizeli savcı Feride, hem Koçariler'e hem Furtunalar'a zor zamanlar yaşatmaya hem de gönlünü hiç beklemediği birine kaptırmaya geliyor.
Dizideki çalışma şartları, oyuncular arasındaki hava nasıl?
Sıcakkanlı ve artık gerçek bir aile olmuş kadronun içine sonradan dahil olsam da yönetmenimiz, oyuncu arkadaşlarım ve teknik ekibin sıcak karşılaması sayesinde kendimi hiç yalnız ve ayrı hissetmedim. kısacası güzel bir aileye katıldım. Öte yandan Çekimlerin yapıldığı Trabzon’un şahane doğasını bilmem ayrıca övmeye gerek var mı? Ben zaten Karadenizli kökenliyim. Burada kendimi evimde hissediyorum.
TATLI BİR YORGUNLUK
Siz aynı zamanda tiyatroda da boy gösteriyorsunuz. Sen Ne Güzeldin Aşkımızın Şehri bu yıl da devam ediyor. Üstelik farklı şehirlerde. Bu tempo yorucu olmayacak mı?
İlla ki yorgunluk olur ama tatlı bir yorgunluk bu. Zaten sahneyi özlemedim desem yalan olur. Bu sezon geçtiğimiz sezon oynamadığımız şehirlerde sahneleyeceğiz oyunu. Yepyeni seyircilerin karşısına çıkacğız. Bu da apayrı bir heyecan.
Adını anmışken biraz da bu oyundan söz edelim...
Tabii ki!. Sen Ne Güzeldin Aşkımızın Şehri, Bursalı genç bir kız olan Ebru’nun İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni kazanıp İstanbul’a gelişiyle politik kimliğini arayışını anlatıyor. Ebru’nun gözünden 90’lara şahit oluyoruz. Oyun üzerinden dönem okuması yapmak da mümkün. Oyunun sadece politik tarafı yok. Aşkı görüyoruz, rol model aldığı dayısının Ebru’nun hayatı üzerinde ne kadar etkili olduğunu görüyoruz. Ebru’nun aslında İstanbul’a gelerek hayatın gerçekliğiyle birlikte büyümesine tanıklık ediyoruz.
Gönlündeki tahta sahneyi mi ekranı mı oturtursun öncelikli olarak?
Çok zor bir soru! Buna hemen öyle karar vermek kolay değil. Sahnede olmak, yaşadığımı ve neden bu mesleği yaptığımı hatırlatıyor bana ama ekrandaki deneyimi de asla inkar edemem. Orada çok şey öğrendim ve öğrenmeye devam ediyorum. Bir oyuncu için, en azından benim hedeflerime sahip bir oyuncu için, iki tecrübe de gerekli diye düşünüyorum.
HERKES TANINIP SEVİLMEK İSTER
Şöhretle birlikte yaşamaya alıştınız mı?
Şöhret hayatınıza çok büyük etkisi olan bir süreç. Onun da hayattaki her dönemez gibi kendine göre zorlukları ve tatlılıkları var elbette. Ama dönüp de geçen yıllara baktığımda şöhretin güzelliklerinin zorluklarından fazla olduğunu görüyorum. Sonuç itibariyle herkes tanınmak ve sevilmek ister.
Sosyal medyada da iki milyon takipçiyi geçtiniz sanırım.
Evet aşağı yukarı o kadar. Sosyal medya, yaptığınız işleri duyurmak ve kendinizi tanıtmak adına çok enimli. Açıkçası bu imkanı da oldukça etkili bir biçimde değerlendirmeye, orada aktif olmaya çalışıyorum. Takipçilerle haberleşmeyi çok seviyorum ama bazen yoğunluktan çok da vakit ayıramadığım oluyor. Orası da başlı başına bir mesai aslında.
Sanatçı annenizin bu mesleğe başlamanızdaki rolü biliniyor. Ondan gördüğün desteği nası tarif edersiniz?
Bu o kadar büyük bir şans ki. Önünüzde, evinizin içinde bir rol modelinizin olması muhteşem bir şey. Tüm çocukluğum anneme hissettiğim derin hayranlıkla geçti. Ona öyle gıpta ederdim ki!. Yaptığı işine, onu icra edişine ve iş disiplinine her daim özenirdim. Bu içimdeki sahne aşkının sebebi de olabilir. Nankör gelmemek lazım, sizi hayatınızın her anında destekleyen ve yanınızda olan bir anne herkese nasip olmaz.
DOSTLAR ÇOK KIYMETLİ
İşinizin dışında ne var hayatınızda?
Tabii ki çok şey. Oyunculuk dışında nasıl bir hayatın var? Gerçi biraz evcimen tipimdir, ev merkezli yaşamayı severim. Eğer evdeysem zamanımı film izleyerek ve kitap okuyarak geçiririm. seyahat etmeyi, değişik yerleri görmeyi çok severim. Ama hiç vazgeçmeyeceğim keyfi gerçek dostlarla yapılan sohbetlerdir.
Kariyer yolculuğunuzda edindiğiniz en önemli tecrübe nedir?
Hayatta ne ekran karşısında çok az şey planladığın gibi gider. Benim düşüncem ise şudur: Sen elinden gelenin en iyisini yap. Kırılganlıklar olabilir, onları inkar ederek değil onlardan beslenerek hayatk yolculuğuna devam et!

Yorumlar