DİZİ OYUNCUSU EYLÜL TUMBAR


DİZİ OYUNCUSU EYLÜL TUMBAR

İzmir'in dizi sektörüne kazandırdığı genç isimlerden Eylül Tumbar, şu sıralar TRT ekranında seyircisiyle buluşan "Kendi Düşen Ağlamaz" dizisinde rol alıyor. Memleketi İzmir'de Ekonomi Üniversitesi Sinema ve Dijital Medya Bölümü'nü bitiren 21 yaşındaki oyuncu, "Biz Kimden Kaçıyorduk Anne?" dizisinde canlandırdığı Bambi karakteri ile şöhret merdivenlerine ilk adımını atmıştı. "Erken yaşta şöhrete ulaşmak beni korkutmuyor. Olaya şöhret olarak bakmıyorum" diyen genç oyuncu, "Çok tanınmak değil çok başarılı olmak istiyorum" diyor. Eylül Tumbar sorularımızı sizler için cevapladı...

Yeni bir dizi ve ilk başrol... Tanınıyor olmak nasıl bir duygu?..

Harika bir duygu. Sevdiğin işi yaparak takdir ve ilgi görmek müthiş. O yüzden çok heyecanlıyım.

Birçok genç oyuncu gibi İzmir'den gelmişsiniz...

Evet, ben de İzmirliyim. Çeşme’de büyüdüm.

Ailenle aranız nasıl?

Benim ailem inanılmaz keyifli, samimi ve rahat, hepimiz birbirimizle arkadaş gibiyizdir. Her konuda beni desteklediler. Çocukluğum plaj ve sahillerde geçti. İlkokul, ortaokul ve liseyiyse hep eğlenerek ve dolu dolu geçirdim. Annem ve babam Çeşme’de yaşıyor.

Oyunculuk birçok kişinin çocukluk hayali. Sizin için de öyle mi?

Pek öyle sayılmaz. Çocukluğumdan saatlerce belgesel izler, biliminsanı ya da doktor olmanın hayallerini kurardım. Lisede bir sayısalcı olarak Tıp okumayı düşünüyordum ama ani bir değişiklikle Sinema ve Dijital Medya Bölümü’nde karar kıldım. Okurken de kendimi İstanbul’da, sektörün ortasında buldum.

Biraz da yeni rolün Alize'den ve "Kendi Düşen Ağlamaz" dizisinden söz edelim...

Öncelikle şunu söyleyebilirim ki, "Kendi Düşen Ağlamaz"ın inanılmaz akıcı bir senaryosu var. Zaten bir kitap uyarlaması. Okurken Alize'nin dışında iki farklı ailenin komedisini anlatıyor olması çok hoşuma gitti. Çok heyecanlandırmıştı beni senaryo.

Erken yaşta gelen bu şöhret sizi korkutuyor mu?

Pek de korkutmuyor aslında. Hızlı şöhret olarak bakmıyorum konuya, iyi bir oyunculuk kariyeri desek daha doğru ve keyifli olur.

Sizin gözünüzden Alize nasıl biri?

Alize bir yönüyle biraz bana benziyor. Her an her şeyi yapabilecek olması! Onun dışında Alize sanki biraz şımarık ve bencil sanki ama onu izleyip tanıdıkça o şımarıklığının bir kamaj olduğunu anlıyoruz. Birçok özelliğiyle Alize, günümüzün genç kızlarından herhangi birisi gibidir.

İlk kamera tecrübeniz nasıl geçmişti?

Korkarak ve bilgini unutarak!.. Donup kalmıştım. Her kafadan bir ses çıkıyordu ve emirler yağıyordu... Şöyle yap.... Öyle değil... İki adım ileri git... üç adım geri git... İlk tecrübe pek kolaydı diyemem doğrusu

Bu işi ne zaman bir meslek olarak gördünüz?

Galiba ilk setin üçüncü günüydü. Bir anda "Bu işten çok keyif alıyorum ve bu alanda daha fazla ne yapabilirim" derken buldum kendimi. İşte o an karar verdim ve "Her şeyi bırakıyorum, ben buraya, bu işe aitim ve bu işi yapacağım” deyiverdim

Nesi başınızı döndürdü oyunculuğun? Özellikle başka birini oynamak ve bu performansın kişiyi özgür kılması beni çok etkiledi. Şimdi düşünvceleri9niz oturdu mu mesleğinize dair?

Kesinlikle. Artık daha soğukkanlıyım. Heyecan var ama sette kendimi evimde gibi hissediyorum.

Önceki diziniz dram-polisiye idi, bu ise romantik komedi. Hangisini oynamak daha keyifli?

Her karakterin kendine özgü bir ritmi, bir enerjisi var. İkisi de bir yerlerde kendi özellikleriyle var olan karakterler. İkisinin de oyunculuğuma kattığı çok fazla şey oldu.

Alize'nin sahte evlilik yapmıştı. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Hayır, doğrusu ben öyle bir şey yapamam. İçime sinmeyen şeyi sadece inat uğruna yapmam mümkün değil.

Yeni dizinle sosyal medyada on misli arttı takipçi sayınız. Bu şöhret hissi için neler söylersiniz?

Şöhretin çok bir hissi yok bence. Kişinin kendi kapasitesi, yetenekleri ve başardıkları var. Kendine olan inancı ve başardıkları var. Gerisinin pek bir önemi yok.

Sosyal medyadan ilginç iltifatlar aldığında oluyor mu?

Bazen şiir gibi şeyler yazıyorlar. “Çöle yağmur, kutuplara güneşsin” gibi bir şeyler yazılmıştı, çok komikti. Ama bir yandan da hoşuma gitmedi de değil!

Bir kadın olarak estetik yaptırmaya sıcak bakıyor musunuz?

Benim estetiğim yok, pek öyle içimden de gelmiyor estetik yaptırmak. Olumlu bakmasamıyorum. Aslında sosyal medyada o kadar fazla yorum geliyor ki. Kimisi “Neden burnun böyle” diyor, bir başkası “Burnundan oyunu izleyemedim!..” Böyle yorumlara kapılıp estetik yaptırana da hak veriyorum. Ama bana göre burnum gayet güzel ve asla bir estetiğe ihtiyacı yok.

Henüz çok gençsiniz. Ama yine de sormak gerek, kendinizi hangi kişilik özelliklerinizle tanımlarsınız?

Bir kere uyumlu biriyimdir. Hırslı ve eğlenceli biri olduğumda bir gerçek. Fakat kendimi çok sert eleştiririm, biraz fazla acımasızım galiba kendime karşı. Aslan burcuyum, yükselenim Başak. Yeni hem kontrollü ve planlı biriyim ama yeri geldi mi gözü kara biriyim, pat diye dalarım tehlikeli işlere.

Hayatı tek bir cümleyle özetleseniz... Hani sosyal medya da "Sakış açısı" diyorlar ya...

Her şeyin tadını çıkarmak, hayatın amacı olmalı. Bunu çoğu zaman başarıyorum ama bazen kontrolüm dışında bir şeyler olunca ister istemez ipin ucu kaçıyor.

İş dışındaki hayatta en sevdiğiniz şeyleri nasıl sıralarsınız?

Mutfakta vakit geçirmek, farklı yemekler yapmak. Öte yandan okumayı da çok severim. Psikoloji kitapları ilk tercihimdir.

Hayatınızın da mesleğinizin de başlarındasınız. Gelecek için ne gibi planlarınız var?

Her şeyden önce kendimi olabildiğinde mesleğim konusunda geliştirmek, tabii bunu yaparken mutlu olmak isterim. Ama oyunculuk dışında işin sinema kısmına açılmak ve yurt dışına gitmeyi hayal ediyorum.

Yorumlar

Yorum Gönder