TRT'nin yeni dizisi 'Al Sancak', büyük beğeni topladı. Dizinin başrol kadın oyuncusu Gülsim Ali İlhan, başarılı performansıyla hayranlık toplarken, akla hayale gelmedi bir gerekçeyle de sevenlerinden sitem gördü. Bilindiği gibi İlhan, Gönül Dağı'nda yer alıyordu ve bu dizideki rolüyle kendisine önemli bir hayran kitlesi edinmişti. Gülsim Ali İlhan'ın birdenbire Gönül Dağı'ndan ayrılıp Al Sancak dizisine geçmesi, yetmiyormuş gibi de Türk düşmanı Nadia Ivanov karakterini canlandırması, Gönül Dağı dizisinin fanları tarafından eleştiri bombardımanına tutuldu.
'Al Sancak' dizisinde Gülsim Ali İlhan'ın yanı sıra Uğur Güneş, R. Aybars Düzey, Emre Dinler, Cem Kurtoğlu, Ahmet Yenilmez, Osman Soykut, İdris Nebi Taşkan, Ahmet Olgun Sünear, Melih Özdoğan, Tezhan Tezcan, Ömer Faruk Aran, Murat İnce, Fatih Gühan, Çağlar Sayın ve Ayşen Sezerel gibi isimler rol alıyor.
'Al Sancak'ın Nadia'sı sorularımızı siz okurlarımız için cevapladı.
Hayranlarınız Nadia gibi bir karakteri canlandırdığınız için sizi çok eleştirdi. Bize biraz nadia'dan söz eder misiniz?
“Nadia sürprizlerle dolu bir karakter, her yeni bölümde onun hakkında bambaşka şeyler öğreniyor ve ilgi duyuyorum. Zekasını kullanarak yenemeyeceği insan neredeyse yok, aldığı ağır eğitimler sayesinde zorluklara göğüs gerebilen bir yapıda. Benim Nadia karakterinde en sevdiğim özelliği ise sabır. Onun için sabır boyun eğmek değildir. Sabır, mücadele etmek demektir.
Bu rol için özel hazırlık yaptınız mı?
Nadia'nın geçmişi ve geleceği dışında, bana yabancı olan karakteristik özelliklerine alışmak tabii ki zaman aldı. Yaklaşık 3 aylık askeri özel bir eğitim aldım. Ayrıca dövüş eğitimi de aldım. Her gün sabahtan akşama kadar ağır bir tempoda hazırlandım. ilk başta imkansız gibi görünen şeylerin, artık alışkanlık haline geldiğini ve kolaylıkla yaptığımı keşfettim.
Al Sancak için teklif geldiğinde çok irdelediniz mi? Çünkü ne de olsa yine çok sevilen bir dizide başrol oynuyordunuz...
Aksine, bu değişiklikten ötürü çok mutluyum. Mehmetçiğimizin kahramanlık hikayesini anlatacağımız 'Al Sancak' gibi özel bir projede yer aldığım için gurur duyuyorum. Ama ne kadar çok heyecanlı olduğumu sakın sormayın. Zaten senaryosuyla beni çok etkilemişti. İzleyicilerin de çok seveceğine eminim. Çünkü 'Al Sancak' müthiş bir prodüksiyon.
Okurlarımız biraz da sizi tanısın isteriz, özellikle işinizdeki yoğun tempo sizi ruhsal olarak yoruyor mu?
Hayat işte... Yeri geliyor her şey çok hızlı ilerliyor veya tam tersi çok yavaş hatta hiç ilerlemiyormuş gibi hissediyorum. Ben de buna ayak uydurmaya çalışıyorum. Bol bol koşturarak bazen ise sadece kafamı dinleyerek.
Mesleğinde en güçlü olduğunu düşündüğünüz yönleriniz nelerdir?
Birkaç sözcükle özetlemem gerekirse kendime inancım ve imkansızı başarma isteği. Tabii bunun yanı sıra doğru projeler seçmek. Ben çok uzaklardan, bir kasabadan çıkıp geldim buralara. Bu yüzden imkansızı başarmak diyorum, ailede benim dışında hiç bu mesleği yapan olmadı.
Onlardan destek gördünüz mü?
Hem de çok. Onların yaşantısına çok uzak bir iş yapmama rağmen beni daima desteklediler. Şimdi de haklı olarak bunun gururunu yaşıyorlar.
Sizi önemli yapımlarda izledik. Diriliş Ertuğrul... Hanım Köylü... Payitaht Abdülhamid. Bundan önce de Gönül Dağı'ndaydınız. Gönlünüzün sultanı hangi dizi ve hangi roldü?
Her projeyle apayrı bir dünyanın kapısını araladım hep. Farklı insanlarla tanıştım ve çalıştım. Ama mesela 'Diriliş Ertuğrul' ve 'Gönül Dağı’ndaki karakterlerim birbirinden o kadar farklıydı ki! Aslıhan Hatun ve Dilek… Fakat ikisinin ortak bir yanı vardı o da güç, ikisi de ayakları yere sağlam basan kadınlar. Sanırım güçlü kadınları oynamayı seviyorum ben.
Gülsim Ali İlhan bir daha dünyaya gelse yine bu işi mi yapar?
Asla başka bir şey düşünemem, çok seviyorum yaptığım işi. İnsanlar işini severek yaptıklarında bu her şeye bütün olan bitene yansıyor, en azından ben öyle hissediyorum.
Sizden çok şey istedi mi bu iş, bu kariyer, tüm bu başarılar?..
Birçok oyuncu gibi ben de pek çok şey feda ettim bu meslek için. İşin başında çok korkarsınız, çünkü hiçbir şeyin garantisi yoktur. Ama inancım, azmim, sevdiklerimin dua ve destekleri beni buralara taşıdı. Şimdi bakıyorum da kocaman bir ailem olmuş, milyonlarca kişi tarafından izlendim sevildim ve takdir edildim. Bu harika bir şey!
Nadia gerçekten çok ilginç bir karakter. Ama gönlünüzde illa ki bambaşka bir rol hedefi vardır...
Ben henüz işin başındayım. O yüzden hikayesine inandığım, senaryosunu beğendiğim her rolde oynamak istierim. Hayallerimi süsleyen role gelince, elbette var. Fantastik bir yapımda oynamak isterim mesela. Doktor Strange filmdeki Wanda Maximoff gibi sir rolde...
Son dönemlerde dijital yapımlar çok revaçta. Bir oyuncu olarak bu platformlar için ne düşünüyorsunuz?
Dijital mecralar çok fazla büyüdü, ben henüz böyle bir projede yer almadım. Deneyimlemediğim bir şey için yorum yapmam çok doğru olmaz ama genel olarak şunu söyleyebilirim... Televizyon dizilerinde her hafta kendini izleyebiliyorsun ve kendi hatalarını görüp düzeltebiliyorsun. Dijital projelerde ise sezonluk projelerde bu şansı yakalayabiliyorsun ama sezon da geçmiş oluyor tabii. Dijital projelerde başını sonunu biliyorsun. Bu da karakteri katmanlandırabilmek adına hikayenin başını ve sonunu en baştan görebilmek adına çok faydalı. Bu bir avantaj olsa da tartışılabilir bir konu.
Tanınmış biri olmak nasıl bir duygu? Şöhret sizi değiştirdi mi?
Aslında tek istediğim sadece orada, o ekranda olmaktı. Çocukça bir hayaldi. Ünlü olmak yaptığım mesleğin getirisi. Ancak ünlü olmak başta pek cazip gelse de zorlukları çok.
Yakın çevrende hangi özelliklerinizle sempati uyandırırsınız?
Aslına bakarsanız dışarıdan biraz mesafeli biri olarak görünürüm. Kendi kabuğumda yaşamayı severim. Fakat etrafımdakiler o duvarı yıktığı an çok eğlendirici olabilirim. Enerjim yüksek aslında, ben de şakalaşmayı, espriler yapmayı, deliler gibi dans edip şarkı söylemeyi severim.
Peki modunuz düştüğünde nasıl ayağa kalkıyorsunuz?
Genelde hüzünlü şarkıları sevsem de eğlenceli müzikler dinlemek, makyaj yapmak bana çok iyi gelir.
Zamanda yolculuk şansı bulsanız hangi çağa gitmek istersiniz?
Osmanlı İmparatorluğunun yükseliş dönemlerine gitmek isterdim, Yani 1453 - 1789 yılları arasına. Mimar Sinan’ın çizimlerini, bugün tüm ihtişamıyla gördüğümüz o eserleri nasıl yaptığını izlemek isterdim.
Güzelliği bizim için yorumlar mısınız, nedir güzellik?
Filtresiz, photoshopsuz ve estetiksiz pencereden bakarım güzelliğe. Bu konuda çok hassasım. Sosyal medyada müdahalesiz paylaşım yapan insanlar giderek azalıyor. Ama böyle olunca herkes Daha önce de söyledim, bu şekilde etrafımızda birçok kişi birbirine benziyor artık. Bu durumu içime sindiremiyorum.
Son sorumuz başarıya dair olsun. Nedir başarılı ve başarılı saydığımız şey?
Başarı benim için sıfırdan var edilebilendir. Başarı, kendi rotanızı özgürce çizebilmeniz anlamına da geliyor benim için. Sıfırdan var edince başarı kelimesinin anlam daha anlamlı olduğunu söyleyebilirim.
Siz kendini hangi konularda başarılı buluyorsunuz?
Kontrollü biriyim. Bu yüzden başarıya ulaştım. Eminim ki okulla yoluna devam etmek isteseydim, başka herhangi bir meslekte de başarılı olma potansiyelim vardı. Ama önemli olan, kendi koyduğunuz hedeflerde başarıya ulaşmak.

Yorumlar