NRW HABER'in bu ayki söyleşisi Melike Yalova ile.


NRW HABER'in bu ayki söyleşisi Melike Yalova ile.

Politika ve uluslararası ilişkiler okudunuz. Hiç düşünmediniz mi eğitiminizi aldığınız mesleği yapmayı

Doğrusu pek vaktim olmadı kendi mesleğimi yapmaya. Zaten Roma’dan yeni dönmüştüm, Amerikan Başkonsolosluğu’nda stajımı yaptım. O zamanlara denk geliyor oyunculuk işi. Okuduğum bölümleri seviyorum, isteyerek seçtim Uluslararası İlişkileri de, Uluslararası Politikalar ve Kriz Yönetimi’ni de. Siyaseti seviyorum yani ama sanırım bir tarafı da hep korkuttu beni. Her iş meslek olarak yapınca bir yerde zordur elbette ama gözlemlediğim kadarıyla siyasetle alakalı branşların zorluğu başka hiçbir işin zorluğuna benzemiyor. Gerçi oyunculuk da pek kolay bir iş sayılmaz.

Nasıl başladı oyunculuk macerası?

O birçoklarının bildiği balıkçı hikayesiyle! Şimdi de kısaca anlatayım... Bir yakın arkadaşımla Bebek’e balık yemeye gittik, öğlen saatleriydi ve mekânda pek kimse yoktu. Yan masada rahmetli Meral Okay, Muhteşem Yüzyıl’ın yapımcısı Nermin Eroğlu ile oyuncu Mehmet Günsür oturuyordu. Nermin Hanım diziye bir karakterin dahil olacağını, benim tip olarak uygun olduğumu, ilgilenirsem seçmelere katılabileceğimi söyledi, ben de fırsatı kaçırır mıyım, öylece başladı oyunculuk işi.

Bir anlamda sürpriz oldu demek ki. Peki oyuncu olmak senin için ne ifade ediyor?

Her şeyden önce asla yaşayamayacağın sayısız hayatı ucundan kıyısından da olsa yaşamazk demek. Görünmez sınırları kaldıran bir şey oyunculuk. Oyuncuda muhteşem bir empati gücü vardır, çok farklı bakış açılarına sahiptir bir oyuncu. Ne kadar güzel bir şey değil mi?

Haklısınız. O vakit Muhteşem Yüzyıl sizin için bir dönüm noktası olmuş...

Kesinlikle! İnanılmaz bir kısmetti. Hayatımda ilk kez bir setten adımımı içeriye attım ve kamera karşısına geçtim. Pek de iyi oynadığımı söyleyememem ama o andan bu yana hep çok çalıştım. Bir de canlandırdığım karakterin yabancı dil konuşması büyük avantajdı.

Ya Mahkum dizisi?

Ben Mahkum'a en son dahil olanlardanım. Yine bir seçmeye davet edildim ve kendimi kamera önünde buldum.

Dizi kısa sürede çok sevildi, nedir bunun sırrı?

Senaryosu da hikayesi de çok iyi. Öte yandan elbette oyuncular ve emek veren tüm ekip. Çünkü günün sonunda bu bir ekip işi.

Büge Yesari'yi bize biraz tanıtır mısınız? Size benzeyen bir yönü var mı?

Sanırım ben de Büge gibi biraz fazla inatçıyım. Benim için bir yerde bir şey kırılırsa, oradan toparlamak istesem de toparlayamıyorum ben de. Ama onunla benzerliklerimizi aramak yerine onu anlayıp yansıtmaya çalışıyorum.

İsmail Hacıoğlu ile iyi bir ikili oldunuz!..

İsmail bunu burada söylediğim için bana gıcık olacak. Pek sevmez kendisinden bu şekilde söz edilmeyi. Ama o, bu ülkenin dünya çapında oyuncularından biri. Zaten ona ayak uyduramasaydım esas o zaman zoru başarmış olurdum.

Hayatta asla vazgeçemeyeceğiniz şey nedir?

Annem babam, en iyi arkadaşlarım ve kedim.

Akıl okuma yeteneğin olsaydı kimin aklını okumak isterdin?

Herkesin desem de işn bir de gedçek boyutu var. Aldığım eğitim gereği zaten bunu öğrettiler bize. Pek sıkıntı yaşamıyorum bu konuda. Yani bir insanın bir sonraki adımını ne şekilde atacağına yönelik olasılıkları, bir önceki hareketinden ya da tonundan çıkarmanın belli bir formülü vardır, bundan söz ediyorum.

İnsanlık zor zamanlardan geçiyor, ne yapmalı?

İşin aslı şu ki, insanlığa hizmet etsin diye oluşturulan kavramların kölesi olduk. Bundan kurtulmak gerek. Hayatın merkezine insanı, hayvanı ve bütünüyle doğayı koymak gerek.

Sıkıcı... Olumlu... Dost canlısı... Eğlenceli... Çılgın!.. Nasıl yol almak istersin hayat yolculuğunda?

Bu dönem dönem değişen bir şey. İnsan birçok ruh haline bürünür olaylar karşısında. Negatif ve sıkıcı olduğum zamanlar bile olur yani. Her duygu geçişi, her dönem insan için. Etkileyen bir dünya şey var. Bir şey tercih etmekten ziyade kendini iyi tanımak ve doğru zamanda bir müdahale gerekiyorsa yapabilmek lazım.

Eğitimin için uzun yurt dışında bulundun, mesleki kariyerin dışında sine ne kazandırdı bu süreç?

Her yeni ülke yeni bir dünya, başka bir ufuk demek bence. O yüzden elbette çok fazla şey kazandırdı. Ne kadar çok ülke görürsen, farklı milletten insan tanırsan, önyargıların nasıl gereksiz şeyler olduğunu o kadar iyi görüyorsun. Herkesin, dünya üzerinde herkesin iyisi ve kötüsü var. Filmlerdeki kötü karakter ve kahraman ayrımı benzeri bir iyilik kötülük değil. En basit tabiriyle, her canlının yaşam ve varlık hakkına saygılı, fikrine görüşüne saygılı zihniyeti kast ediyorum ‘iyi’ derken.

Başka bir sanat dalıyla ciddi ilgin var mı?

Hobi düzeyinde var elbette. Küçükken resim yapmayı çok severdim. Bu ara tekrar başlamak istediğim bir şey. Ama işte hep kendine ayırdığın zamanda sıranın gelmesi meselesi. Bir de yazmayı öğrenmeye çalışıyorum. Sanırım en öncelikli olan bu benim için.

Bir film yazıp yönetseniz nasıl bir şey çıkardı ortaya?

Yönetmenlik benim harcım değil. Ne öyle bir yeteneğim var ne de bir eğitimim. Okumak, yazmak ve edebiyat, çok küçük yaşlardan beri ilgimi çektmiştir hep. Son yıllarda bunun üzerine yoğunlaştım. Ama sanırım duygularını sadece hayvanlara olduğu gibi sergileyebilse de insanlara çok da iyi ifade edemeyen biri olarak duygusal hikayeler çıkardı benim kalemimden.

Yeşilçam dönemi için neler söylersin, o dönemden sevdiğim oyuncular hangileri?

Çok özel bir dönem, kendine ait bir büyüsü var Yeşilçam'ın. Dönemin jönlerini dikkate alacak olursak Kadir İnanır'ın ve rahmetli Tarık Akan’ın yeri bende çok ayrıdır. Yakışıklılık, güzellik, yetenek, oyunculuk hepsinden öte çok farklı bakan insanlar.

Zor zamanlardan geçtiğimizi söylemiştik. Son sorumuz yine buna dair olsun. Yöneteni ve yönetilenleriyle ne yapmalı?

Küreselleşme sürecinden sonra dünyanın herhangi bir yerindeki en küçük olumsuzluk tüm gezegeni etkiliyor. Ama etkilemeseydi bile her şeyden önce savaş karşıtı biriyim. İnsanlık bas bas bağırıyor, savaş istemiyoruz diye. Ama karanlık güçlerin umurunda değil bu. Bu yüzden de her yerde masum insanlar can veriyor. 2022 nasıl da felaketlerle geldi!.. Bir salgınla boğuşuyoruz, 100 yılda bir yaşanacak olay. Küçücük bir virüs egemen güçleri bile nasıl dize getirdi. Ama ders aldık mı, ne gezer! Daha düne kadar birbirlerine yardım paketi yollamıyorlar mıydı bu güçler, birden ne değişti de savaş tamtamları çıktı ortaya!.. İnsanoğlu bir gram bile akıllanmadı, buna şahit olmak çok üzücü. Düzenleme: Canan Cangert

 

Yorumlar

Yorum Gönder