Kör olduğu zannedilen Sevilay konuştu...


Kör olduğu zannedilen Sevilay konuştu...

Gönül Dağı dizisinde kör bir genç kızı canlandıran Sevilay Gültekin “Bazı hayranlarımız beni gerçekten kör sanıyor. Bu durum beni hem şaşırtıyor hem de rolümün hakkını verebildiğimi düşündürttüğü için mutlu oluyorum…” diyor. Dizinin genç yeteneklerinden olan oyuncu, Gönül Dağı dizisinde Meryem karakterine hayat veren oyuncu Sevilay Gültekin 1997 yılında dünyaya geldi. Profesyonel oyunculuk eğitimi alan 25 yaşındaki oyuncu, bir süre Karakter Tasarım Atölyesi’ne devam etti. Aynı zamanda tiyatro sahnelerinde de boy gösteren Sevilay Gültekin, 2018 yılında rol aldığı Yeni Gelin dizisiyle ilk ekran tecrübesini yaşadı. Daha sonra, 2019 yılında Elimi Bırakma dizisinde tecrübesini pekiştiren Gültekin, sorularımızı siz sevgili okurlarımız için cevapladı...

Gönül Dağı, gerçekten halkımızın gönlünde taht kurdu. Size bu dizi için teklif geldiğinde neler hissettiniz?
O teklif gelmeden önce oyunculuk dışında bir işe başlamıştım. Evet, bir takım görüşmeler oluyordu ama hayatın gerçeklerini unutmamam,  sosyal ve ekonomik hayatımı devam ettirmem gerekiyordu. Teklif geldiğinde kendimi o role adadım. İyi bir dizi olduğunu biliyordum zaten. Çok heyecanlandım ve mutlu oldum. Meryem karakteriyle âdeta özdeşleştim. Bu yüzden elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum.

Oyunculuk bir çocukluk hayali miydi yoksa tesadüfler mi sürükledi sizi sahne ve kamera önüne?

Özellikle lise yıllarında hobi amaçlı kamera önüne geçmişliğim ve modellik yapmışlığım vardı. Bu uğraş daha sonra profesyonel düzeyde devam etti. Aslına bakarsanız liseden sonra birçok işe farklı işlerde çalıştım. Ama gönlümde hep oyuncu olmak vardı. Özel eğitimler alarak kendimi geliştirdim. Kendimi en iyi ifade edebildiğim işin oyunculuk olduğunu biliyorum. Bizim ailemizde de bu bir ilk. Buna rağmen oyuncu oyma hırsımın önüne engeller kaymadılar, aksine hayatımın her anında destek oldular. Bundan ötürü her birine minnet borcum var.

Bu dizi, sıra dışı bir başarıya imza attı. Size göre bunun sebebi nedir?

Bana göre, bu toplumda herkesin  kendinden bir şeyler bulabileceği, çok samimi ve sıcacık bir proje.

Mesela?

Bir kere çok farklı insani duyguyu başarıyla yansıtıyor. Aşkın da, aile ilişkilerinin de, dostluğun da hem acı hem tatlı yanlarını görebileceğimiz ve tüm duyguların tıpkı gerçek hayatımızdaki gibi hakiki olduğu bir ayna izlenimi veriyor. Bu doğallık devam ettiği sürece de insanların gönüllerinde iz bırakmaya devam edeceğine inanıyorum.

Gelelim Meryem'e... Genç kız,  karanlık bir dünyada yaşamasına rağmen hayata hep olumlu bakan, minicik şeylerden mutlu olmasını bilen biri. Siz nasıl görüyorsunuz Meryem'i?

Masumiyetin sembolü Meryem, gerçekten hayata hep iyimser bakıyor bu yüzden de sıkı sıkı sarılıyor elindekilere. Gözlerinin görmemesi ona asla bir engel oluşkurmuyor. Çünkü o başta kalbi ve tüm duyularıyla zaten görebiliyor. Hayatta başımıza her şey gelebilir. Bu gücü kendi içimizde bulup dimdik durduğumuz sürece o karanlığı gün ışığına çevirmek çok da güç olmayacaktır. İşte bu yüzden Meryem çok güçlü ve inancıyla mutlu olmayı her zaman başarıyor.

Meryem ve Çaycı Rıfat’ın yolları kesişince büyük değişiklikler yaşıyorlar. Sizce bu aşkın sonu var mı?

Meryem ve Rıfat bir yapbozun iki parçası gibi. İkisi de ait olmadıkları yerde sırıtıyorlar ama yanyana gelince ortaya çok güzel bir uyum çıkıyor.  İkisi de hayatları boyunca katıksız sevgiye hasret kalmış, içten içe yalnızlık çekmiş. Meryem'in yanında arkadaşı olarak gördüğü, dertleştiği hayvanları ve  babası var. Rıfat da oynattığı Hacivat Karagöz tasvirlerinde kendi benliğinden bir şeyler bulmuş birisi. Annesi Rıfat adına endişeleniyor, haklı yanları da var kendince ama Meryem'i tanıdıkça gözünün arkada kalmayacağına ve her zaman mutlu olacaklarına inanıyorum.

Başarılı bir diziye sonradan eklemlenmek çok zordur. Siz böyle bir zorluk yaşadınız mı?

Çok doğru söylüyorsunuz. Bir işe sıfırdan başlamakla sonradan dahil olmak tabii ki farklı şeylerdir ve elbette bir takım zorlukları da vardır. En başından beri dahil olmak isterdim fakat şu an her şeye alıştım güzel bir ekibimiz var.

Gözleri görmeyen genç bir kızı canlandırmak da kolay iş olmasa gerek. Nasıl hazırlandınız bu özel role?

En başta görme engelli insanların günlük yaşantılarıyla ilgili birçok araştırma yaptım. Filmler izledim, makaleler okudum. Bunların hepsinin ötesinde ilk olarak bu durumu içselleştirdim. O duyguyu tatmak adına gözlerimi bağlayıp elimde bastonla yürüdüm ve o karanlığı hissetmek benim için çok başka bir duygu oldu.  Her ne kadar bir karakteri canlandırıyor olsam da bazı insanlar benim gerçekten kör olduğuma inanmış durumdalar. Bu da beni hem şaşırtıyor, hem de bu duyguyu verebildiğim için mutlu oluyorum.

Bu dizide daha önceki pqrojelerden meslektaşlarınız var mı? Öte yandan bu mevsimde Sivrihisar gibi bir yerde kamera karşısına geçmek de meşakkatli olmalı!..

Evet tam kışın ortasındayız ve burada soğuk bahiden de çok zorluyor insanı. Ancak biz elimizden geldiğince ortamı ısıtıp neşeli bir hale getirmeye çalışıyoruz. Ali Düşenkalkar ve Hazal Çağlar ile menajerlerimiz ortak bu yüzden gelmeden önce onların burada olduğunu biliyordum güzel bir tesadüf oldu.

Henüz 25 yaşındasınız. Önünüzde uzun bir hayat var. Bu hayata dair hayalleriniz, beklentileriniz, planlarınız nedir?

Hayatım boyunca her zaman işinde başarılı, kariyer sahibi biri olmanın hayalini kurdum. Ve eğer bir iş yapıyorsam bu her zaman en iyisi olmalıydı benim gözümde. İleriki yıllarda da yeteneğim, başarım ve şansımla gelebileceğim en uç noktaya gelmeyi çok isterim.

Oyunculuğun üç farklı arenasından hangisi size daha cazip geliyor? Sinema mı, yoksa tiyatro ya da televizyon mu?

Bu meslekte süreklilik esastır. Bu yüzden dizinin benim için uygun olduğunu düşünüyorum. Ancak  kalbimde sinemanın yeri bambaşkadır. Kimbilir belki bir gün beyaz perdede çok sıra dışı rollerle kendimden söz ettirebilirim. Mesela bir aksiyon filminde uluslararası bir ajanı da canlandırmak isterim.

İş dışında nelerle meşgul olursunuz?

Yeni film ve müzikler keşfetmeyi seviyorum. Zamanım olduğu sürece yeni yerler görüp orada fotoğraf çekimleri yapmak beni mutlu ediyor.

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder