Sahibine Hep Kazandıran Mucizevî Ürün


Sahibine Hep Kazandıran Mucizevî Ürün

Karadeniz coğrafyası, dünya fındık arzının ve kalitesinin kalbi olmaya devam ediyor. Eşsiz iklim şartları ve toprak yapısı sayesinde bölgede yetişen fındık, küresel çikolata devlerinin vazgeçilmez hammaddesi olma özelliğini koruyor. Dünyanın farklı coğrafyalarında alternatif üretim alanları oluşturma çabaları, Karadeniz fındığının sahip olduğu eşsiz lezzet ve kalite düzeyini hiçbir zaman yakalayamadı. Ürün o kadar önemli bir konuma sahip ki, geçmişteki Çernobil faciası gibi krizlerde bile "radyasyon Karadeniz'de çay ürününe zarar verirken fındığa zarar verememişti."

Küresel Üretim ve Türkiye'nin İstatistiksel Gücü

Türkiye, küresel fındık piyasasındaki liderliğini her yıl yayımlanan verilerle ısbatlıyor:

  • Dünya Payı: Türkiye, dünya fındık üretiminin ve ekim alanlarının yaklaşık %65 ila %70 gibi devasa bir bölümünü tek başına elinde bulundurmaktadır.
  • Yıllık Üretim: Yıllık iklim şartlarına bağlı olarak Türkiye'de ortalama 700 bin ton ila 750 bin ton arasında fındık rekoltesi elde edilmektedir.
  • Milyarlık İhracat: 100'den fazla ülkeye gerçekleştirilen dış satımla ülke ekonomisine ortalama 2.5 milyar dolar seviyelerinde net döviz girdisi sağlanmaktadır.
  • Geniş Ekim Alanı: Türkiye'de fındık tarımı yaklaşık 7.5 milyon dekar gibi geniş bir alanda yapılmaktadır. Ordu, Giresun, Samsun, Trabzon, Sakarya ve Düzce üretimde başı çekmektedir.

Köylerdeki Ekonomik Dönüşüm ve Yüksek Kazanç

Son 20 yıllık döneme ait sosyo-ekonomik göstergeler, fındık tarımının kırsalda oluşturduğu kalkınmayı açıkça gözler önüne seriyor. Yılın yalnızca 1-2 ayını kapsayan yoğun bakım ve hasat dönemi, üreticiye diğer tarım ürünlerine kıyasla çok daha kısa sürede yüksek bir nakit akışı sağlıyor.

Karadeniz köylerine gidildiğinde görülen modern mimarili evler, kapı önlerindeki son model binek araçlar ve yüksek değerli tarımsal mekanizasyon yatırımları, fındık üreticisinin son yıllarda elde ettiği yüksek kazancın en somut kanıtı olarak dikkat çekiyor. Üreticiler her sezon başı az kazandıklarından şikayet etseler de, bu toprakların sunduğu bu ürün kısa sürede çok iyi kazandıran bir tarım kolu olmayı sürdürüyor.

Siyaset, Fiyat Tartışmaları ve İç Pazar Çıkmazı

Fındık sezonu yaklaşırken siyasetçilerin ve çeşitli çevrelerin fiyatlar hakkında ileri geri konuşarak üreticiyi gaza getirmesi ve konuyu siyasetine alet etmesi sektörün en büyük sorunlarından biri. Siyasi amaç güdenlerin bu yaklaşımları, fiyatların aşırı yükselmesine neden oluyor.

Bu durumun en dezavantajlı yanı ise iç pazarda ortaya çıkıyor: Fiyatların aşırı yükselmesi, Anadolu insanının kendi ülkesinde yetişen fındığı tüketmesini engelliyor. Fındık üreticisi son 20 yılda ekonomik olarak fazlasıyla kazandı ve zenginleşti; ancak siyasiler bu ürünü rahat bıraktığı ve gerçekçi piyasa koşullarına müdahale etmediği takdirde, hem üreticinin emeği değerini bulacak hem de Anadolu insanı bu şifa kaynağına çok daha rahat erişebilecektir.

Sonuç: Karadeniz fındığı; hem 1-2 aylık emekle köylerini kalkındıran üreticinin yüzünü güldüren bir zenginlik kaynağı hem de Türkiye'nin küresel gıda pazarındaki en güçlü stratejik kozudur. Siyasilerin manipülasyonlarından uzak, dengeli bir piyasa yapısı sektörün geleceği için hayati önem taşımaktadır. Haber ve fotoğraflar: Hayrettin Özcan /Samsun 

 

Yorumlar

Yorum Gönder