O, ekranın komik yüzü


O, ekranın komik yüzü

Mizahın alabildiğine özgür olmasını savunan ünlü oyuncu, "Bunun tek istisnası 'din'dir. Mizah, hangi dinden olursa olsun insanların manevi seçimine saygı göstermeli!" GELİN kaynana arasına girmek cesaret istediği gibi hayırlara da vesile olmaz. Lakin mizahla şovu, içten üslubuyla birleştirebilen nadide medya adamı Kadir Çöpdemir, bunu başarmış bile... Radyo günlerinden, daha sonrası efsane dizi Ekmek Teknesi günlerinden bu yana adıyla bile gülümseme yaratan ünlü oyuncu, sunucu ve radyocu, "Gerçek hayatta da aynı kişi midir Kadir Bey?" sorumuzu şöyle cevaplıyor... "Eğer sizin de vurguladığınız gibi gerçekten insanlarda ilk uyandırdığım duygu eğlence ve mizah duygusu ise ne mutlu bana. Sakin biriyimdir aslında. Zaman zaman melankoliye vursam da genelde neşeli ve pozitif bir insanımdır. Yani dizilerde sergilediğim kişilik özellikleri bana çok yabancı değil..."Göz boyamıyor vatandaşı eğlendiriyoruz!Yeni yayın döneminde çarpıcı yenilikleriyle beyaz cama heyecan getiren 360'da hafta içi her gün 'Hangisi Güzel' programını sunan Çöpdemir, geleneksel gelin kaynana çekişmesini "Bizim gelin - kaynanalar pek sevgi kelebeği çıktı. Herhalde modern hayatın yeni tarzı içinde anlaşan, uzlaşan, birbirinin hayat sınırlarına saygılı, birbirine hükmetmeyen gelin kaynanalar görüyoruz" sözleriyle yorumluyor. 'Hangisi Güzel'in bir reality şovdan, göz boyamadan ziyade, eğlence ve gönül işi olduğunu vurgulayan ünlü sunucu, gelen kaynanalar, başta kendi programı olmak üzere bütün bir medyaya dair düşüncelerini, sorularımız eşliğinde HABER okurları için ifade etti.kadirHiç antidepresan kullanmadım ama!..Biz bazen şaka yollu, eğlence olsun diye ekranda kışkırtıcı şeyler yapıyoruz ama hiçkimse bu şaka tuzaklarına düşmüyor. Ailenin zemininin ve çatısının sağlam olması medeniyetimizin ve milletimizin sağlam olması demek. O sağlamlığı da burada stüdyoda görüyoruz zaten. Ben de hayata haset ve hesap kitap penceresinden bakan insan değilim. Anti depresan hiç kullanmadım. Hayatta yol almak biraz da ona bakışınla ilgilidir. Ama hayat bu, insanın başına neler getireceği de hiç belli olmaz.'Kirli'lik üzerime yapışıp kalmadı, aksine!..Ekmek Teknesi, gerçekten bir ekran efsanesi. Yıllardır bene Ekmek Teknesi'nden ve 'Kirli'den sual ederler. Kirli olmadan önce radyoda belli bir kitleye sahip biriydik ama o beni bütün memlekete tanıttı, güzel yerlere taşıdı. Meslek sahibi yaptı. O bana sahiden de bana bir ekmek teknesi sundu. Daha da önemlisi Kirli ve o dizideki birçok karakter, tıpkı Ertem Eğilmez filmleri gibi, 'Bizimkiler' ve 'Süper Baba' dizileri gibi unutulmaz arasına girdi. Böyle bir işin içinde olmak başlı başına bir gurur vesilesi. Kirli'den bana ne kaldı derseniz geriye. Bir kere taktığı gözlük kaldı. Hala o gözlüğü evimin nadide bir köşesinde zevkle saklıyorum. Şimdilik evli değilim ve çoluk çocuğum da yok ama bir gün olursa, onlara bırakmak üzere üzerine titreyerek saklıyorum.Kirli dediğin hala Kuzguncuk'ta yaşıyorDaha sonra da 'Kirli' benzeri rol teklifleri geldi ama tercih etmem. Gerçi seyircinin beklentisini de anlamak lazım. İstiyorlar ki, o sevdikleri 'Kirli' gibi birini bir yerde daha seyredebilsin. Ama Kirli o mahallede, Herodot Cevdet'in, Fırıncı Nusret'in yanında anlamlı ve güzeldi. Ama sanırım, kendisi bir biçimde Kuzguncuk'ta yaşamaya devam ediyor. Geçtiğimiz aylarda internette 'Ekmek Teknesi yeniden çekiliyor' diye bir haber yayınlanınca (ki haber asılsız) inanılmaz sayıda tıklanmış. yıllar sonra bu çok önemli bir teveccüh. O vakit düşünmedim değil, bir reloaded yapsak, şimdiki zamana taşısak nasıl olurdu diye. Tabii insanlar yaş aldı, çocuklar genç, gençler yetişkin oldu. Savaş Abiyi kaybettik. İlk bakışta sıcak da geliyor Ekmek Teknesi'ni yeniden çekmek ama hassas da bir konu. Belki de sadece hatıralarda kalmalı ve hayallerimizde yaşamalı.kadir3Göz önünde olmak güzel şeymiş vesselam!"Hep bir köşede radyocu olarak kalmak, sokaklarda kimse beni tanımadan serbestçe dolaşmak ister miydim?.." Sanmıyorum. Çünkü şöhret denilen şeyi özel olarak talep etmedim hiç. Zaten olgun bir yaşta başlamış, gerilerde bırakmıştım o tutkuları. Ne var ki şimdi tadını aldık. Kalemi güzel kişilerin yazdığı, güzel insanların kotardığı bir dizide yer almak da eğlenceli bir şeymiş yani! Ya şamata bir televizyon programı yapmak da güzelmiş.Recep İvedik'i matrak bulmuyorum!İşimiz icabı elimizden çok film senaryosu geçiyor. komedi filmi taslakları bunlar. Lakin komedi filmi senaryosu dediğin kahkaha attırmasa bile gülümsetir değil mi? Fakat öyle olmuyor, dudakların bile büzülmüyor. Sanırım sinemada kalem erbabımız az. Arada güzel filmler yapılıyor. Geçenlerde Kolpaçino'yu bir kez daha seyrettim, yine yarılarak güldüm. Ama genel standart olarak dünya kalite ortalamasının hak etmediğimiz ölçüde altındayız. Tahmin edilenin aksine mesela Recep İvedik'i çok matrak bulmuyorum ama bir mizah filmi olarak çekilmemesine karşın 'Beynelmilel'deki mizah duygusu oldukça güçlüydü.Mizahın elbette bir 'dur'u durağı vardır'Mizahın bir etik kaygısı ve ahlakı olmalı mıdır?.. Bir kere şunu söyleyeyim... Sadece mizah değil, felsefeye kadar düşünce ürünü her şey, sınırsızca özgür olmalı. Ama bir tek şey hariç. Dini konular çok hassas. çünkü bu ruhsal bir disiplin. Mesela biz vahye inanıyoruz. Oysa 'vahiy' dediğin soyut, matematik olarak ifade edemeyeceğin bir şeye 'iman' ediyorsun. Bu çok içsel ve kişisel bir şey. Bunun herhangi bir tartışma konusu olması çok abes. Bu bakımdan Charlie Hebdo bağlamında değerlendirirsek, hangi din olursa olsun mizahın malzemesi haline getirilmemeli. Adamın siyasi fikrini tartışabilirsin. Ama din meselesi dalga geçebileceğin, aşağılayabileceğin, hor görebileceğin bir şey değil.kadir2Metallica da dinlerim Orhan Baba da!Başarılı ve ünlü biri olmanın gerisinde hayata dair irili ufaklı bir çok ayrıntı gizlidir. İşte o ayrıntılarda gizlenen ve ama Kadir Çöpdemir'i tanıdığımız kişi yapan özellikleri... *** Kitaplar hayatımın her anında var. Özellikle ilgi alanımı edebiyat ve tarih kaplar. Seyahat etmeyi çok sevdiğim için gezi kitaplarına da düşkünüm. Mistik kitaplara da zamanlarda ilgi gösterir oldum. İhsan Oktay Anar son dönemde benim için en hit romancılardandır. Ama beni yakından tanıyanlar Kemal Tahirci olduğumu iyi bilirler. Kemal Tahir başımızın tacıdır. *** İlk gençlik yıllarında Metallica ve Orhan Gencebay ile çıktık yola lakin yıllar içinde beğeni çeşitlendi. O vakitler arkadaşlar "Manyak mısın birader! James ile Orhan'ı nasıl bağdaştırıyorsun birbirine, bu ne karaktersizlik :)" derlerdi. Yani hard rock da seviyorum türkü de. 'Karaktersiz' ağır ifade ama biraz karışığım sanki:) *** Gösteri işlerinin içindeyken 'terzi söküğünü dikemez' misali, yeterince tat alınır mı sinemadan tiyatrodan. Tabii ki alınır. Ben tiyatrodan çok sinemacıyım. Çünkü sinema, insanın hayal gücünü besleyen bir şey. Sinema en fantastik uç örnekleriyle bile seyirciyi kendine çeker. Ama tiyatro öyle değil. Önünde kanlı canlı adamlar hayatın aynısını sergiliyor. Bana göre değil kısacası. Yönetmen sinemacısıyım. Quentin Tarantino, Stanley Kubrick, Ridley Scott, özellikle takip ettiğim yönetmenler. *** Sadık bir Fenerbahçeliyim ama Türkiye'de futbolun tadının kaçtığının da farkındayım. bu yüzden ben de birçok futbolsever gibi daha çok Premier Lig'i izliyorum.kadir1

Yorumlar

Yorum Gönder