NRW Sosyal Demokrat Dernekleri – Koordinatörü Erdal Tekin değerlendirdi. AB-Türkiye Zirvesi’nin öbür yüzü


NRW Sosyal Demokrat Dernekleri – Koordinatörü Erdal Tekin değerlendirdi. AB-Türkiye Zirvesi’nin öbür yüzü

KÖLN - Kuzey Ren Vestfalya Sosyal Demokrat Dernekleri Koordinatörü Erdal Tekin, Avrupa Birliği - Türkiye zirvesini değerlendirdi. Yönetim Ekonomisi Uzmanı / Sosyal Bilimci Erdal Tekin yaptığı yazılı açıklamada, zirvenin Türkiye iç politikasına yönelik parlatıldığına dikkat çekti. 

Tekin,yazılı açıklamasında, ’’2013 Aralık’ında  imzalanmış olan „Geri Kabul  ve Vize Muhafiyeti“ anlaşmasının içerigini tam olarak bilmek gerektiğini ifade ederek „Avrupa Birligi ile Türkiye arasında Aralık 2013 tarihinde imzalanmış olan „Geri Kabul  ve Vize Muhafiyeti“ anlaşmasının içeriğini tam olarak bilmek gerekir. Bu anlaşmanın sonunda Türkiye´nin zamane Avrupa Birliği bakanın belirttiği gibi Cumhuriyet tarihinin en önemli anlaşması mıdır? Bunun için anlaşmanın içeriğine son günlerdeki bu konudaki  AB – Türkiye ilişkilerinden dolayı tekrar bakmak gerektiği ülkemiz ve halkımız için önemlidir. Geri Kabul Anlaşması (GKA), diğer uluslararası anlaşmalarda olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90. Maddesi gereği TBMM’nin onaylanması ve Resmi Gazete´de yayımlanması ile yürülüğe girecektir. TBMM 21.07.2014 tarihinde bu anlaşmayı onaylamıştır. Bu anlaşmanın imzanlanmasının „Adalet, Özgürlük, Güvenlik“ başlıklı 24.Faslın otomatik ve standart bir „gereği“ olduğu ileri sürülmekte ve sanki Türkiye´nin başka seçeneği olmadığı izlenimi verilmeye çalışılmaktadır.
Oysa müzakerelerde Türk tarafının, Türkiye´nin coğrafi konumundan kaynaklanan özellikleri ile uluslararası sözleşmeler bağlamındaki çekincelerini yansıtacak hükümlere Anlaşma metninde yer verilmesi hususunda ısrarcı olması ve anlaşma maddelerine koydurtması gerekirdi.
GKA ile vize arasında bağlantı aslında AB tarafının kurduğu ve dayattığı bir bağlantıdır. Bu bağlantının Türkiye-AB Ortaklık Hukukunda yeri yoktur.
GKA´nın bazı hükümleri, Türkiye´nin de taraf olduğu BM temel insan hakları sözleşmelerinden olan Tüm Göçmen İşçiler ve Aile Fertlerinin İnsan Hakların Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme´nin 22. Maddesiyle çelişmektedir. Göçmen işçilere ve  aile fertlerine sınır dışı edilmeden önce bulundukları ülkede bir takım güvenceler sağlayan söz konusu madde, GKA´nın düzensiz göçmenlerin gecikmeksizin sınır dışı edilmelerine yönelik düzenlemeleriyle çatışmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, GKA ve söz konusu BM Sözleşmesi arasındaki uyumsuzlugu giderecek adımları bugüne kadar atmamış ve bu konuya netlik kazandırmamıştır‘ dedi.

Erdal Tekin açıklamasına „Vize serbestisi ölçütleri dört ana bölümden oluşmaktadır.
– Belge güvenliği.
– Yasadışı göç.
– Kamu düzeni ve güvenliği.
– Dış ilişkiler ve Temel Haklar.

Bu dört hususun  ve anlaşmadaki diğer maddelerin Türkiye tarafından yerine getirilip getirilmediği AB´nin birimleri taarfindan kontrol edilecek ve AB´nin onayı sonucunda yürürlülüğe girecektir. Burada Türkiye´nin herşeyi AB yetkisine bıraktığı gerçeği görülmektedir.

Bu anlaşmada Avrupalı Türkleri ilgilendiren ise; Türkiye ile AB arasında imzanlanmış olan 1/80 ve 3/80 sayılı Ortaklık Konseyi Kararları (OKK) bu bağlamda Türkiye – AB Ortaklık hukukunu oluşturmaktadır. Dolayısıyla GKA´nın kişisel uygulama kapsamı içerisinde AB ülkelerinde yasal ikamet hakkı bulunan Türk vatandaşlarının yer alması hiçbir şekilde kabul edilemez olmasıdır. GKA, 1/80 OKK çerçevesinde vatandaslarımızın elde ettiği serbest dolaşımla ilgili kazanımlarını yok etmektedir.

Bu anlaşma siyasi otorite tarafından belirtilenin tersine, Türkiye´nin ve yurttaşlarının yararına olan, uluslararası sözleşmelerden doğan hukukunu ve hakkını korumamaktadır“ diyerek son verdi.’’ dedi.

Yorumlar

Yorum Gönder