Avrupa'daki enerji kıtlığında Türkiye'nin önemini yazdı


Avrupa'daki enerji kıtlığında Türkiye'nin önemini yazdı

Tarihin ilk çağlarından beri milletler enerjinin en önemlisine / ensfazlasına sahip olmak için yarışmışlardır. İnsanlığın gelişmesinde enerjinin rolü genel kabul görürken bu alanda ortaya çıkan rekabet savaş ve çatışmaların da ana sebeplerinden biri olmuştur. Ülkelerin enerji kaynaklarına yakın olma, sahip olma ve rakiplerinin bu alanda önlerini kesmek için sivil inisiyatifler üzerinden zaman zaman çeşitli eylemler geliştirerek enerji havzalarının kontrolünü hedefleyen stratejileri hayata geçirmeye çalışmışlardır. Çünkü enerji, gelişmenin temeli olarak özellikle güçlü ülkeler için en temel ihtiyaç konumundadır.

Tarihin ilk çağlarından beri milletlerarası rekabet vardır ve devam etmektedir. Siyasetin anlaşmazlıkları ve devletlerin savaşa kadar giden  çatışmalarının arkasında hep bir ekonomik sebeb veya çözülemeyen bir iktisadi hesaplaşma vardır. İnsanlık tarihinin ilk çağlarından beri bazen kervan yollarına hakim olma, bazen ticari faliyetlerden bac alma veya zenginliğe zenginlik katmaktır savaşların ana nedeni.  Bahanesi kendi milletini koruma, müttefiklerine destek olma veya benzer bir sebeb olsa da savaşlar menfaat elde etmek için yapılır.

Günümüzde devletlerarası anlaşmazlıklarda enerji kaynakları konusundaki temel rekabet devletler arasındaki uzlaşmazlıkların biri konumuna geldi. Yayılma tehlikesi olan savaşlardan üst düzey savunma stratejilerine kadar her devlet enerji ihtiyacını kendi geleceği açısından hesaplayarak silahlanmasından savunma bütçelerine kadar  bütün benzer öngörülerini enerjinin kullanılabilirliği üzerinden masaya yatırmaktadırlar. Özellikle büyük devletler enerji havzalarının kontrolü adına zengin tabii kaynakların bulunduğu bölge veya yakın coğrafyalarda çatışmalar çıkarmak, iktidarları yerinden edip kendilerine bağımlı kontrol edilebilir müttefikleri destekleyerek enerji akışında etkili olmak dış politikalarının ana eksenini oluşturmuştur.  Müttefik siyasetleri destekleyerek paralel iktidarları kontrol eden büyük devletler, enerji güvenliğini sağlamak adına kanlı savaşlara bile kolayca bahane üretebilmektedirler. Sadece politik çekişmelerin değil çok sayıda devletin içerisindeki yer aldığı büyük dünya savaşlarını bile göze alacak rekabetlerinin kanlı finalini oynamayı göze alacak kadar gözleri dönebilmektedir.

Devletler içeride kendi halkına, dışarıda yakın müttefiklerine ve en sonunda düşmanlarına açıkladıkları son mesajları hep enerji üzerinden tarif edip, politikalarına destek arayan söylemlerini hep enerji üzerinden geliştirmişlerdir.  Dış politikalarında sürekli olarak masaya enerji hesapları yaparak gelenler, dost veya düşman tariflerini enerji politikaları çerçevesinde görmeye başlamışlardır. Askeri, ticaret, siyaset ve yatırım politikalarının eksenine hep genel enerji ihtiyaçları koyularak dost ve düşman tariflerine de enerji siyaseti etkili olmuştur. Öyleki artan enerji ihtiyaçları  ülkelerin bütçelerinin önemli bir bölümünü götürürken enerjiyi rakiplerine kaptırmamak adına yeni rekabet sahalarını da enerji ihtiyaç ve maliyetleri üzerinden hesaplanmaktadır. Günümüze kadar böyle gelen enerji ihtiyacı hesapları gelecekte de devlet yönetimleri için  devasa bir maliyet olarak gözardı edilemeyecektir.