Türk Pop'unun yeni siması


Türk Pop'unun yeni siması

Bir süre önce katıldığı televizyon programında sesi ve tarzıyla Ebru Gündeş'e benzetilen Gökçe Kırgız'ın kariyer hikâyesi çok ilginç. İlk şarkısını lise son sınıfta iken yayımlayan Gökçe, uzun bir süre uzak durduğu ilk ve son göz ağrısından. Önce üniversiteye girildi. Ardından Konservatuvar'da yüksek lisansa başladı. Arabesk tadında yorumladığı "Kalbime Gömerim O Zaman" adlı parçasıyla fenomen olmuştu. Sonra 2009 yılında ilk özgün şarkısı "Yıldızım" geldi.

Müzikten asla kopmayı düşünmediğini ancak eğitimini tamamlaması gerektiği için böyle bir yöntem izlediğini söyleyen şarkıcı, sorularımızı içtenlikle yanıtladı.

Müziğe çok erken yaşlarda başladığınızı biliyoruz. Nasıl düştü içinize müzik aşkı?

Doğru. Daha altı yedi yaşlarındyken şarkılar söylerdim. İlkokuldan lise bitene kadar her etkinlikte benim payıma şarkıcılık düştü. O yaşlardan beri hayalini kurduğum işi yapıyorum. Müzik yapıyorum. Daha ne olsun?

İlk tanınmışlık nasıl oluştu?

2006 yılıydı. İnternet üzerinden yorumladığım bir parçanın videosunu yayımladım. İnanılmaz bir ilgi gördü. Daha 15 yaşındaydım ama o an kesin kararımı vermiştim müzik konusunda.

Bu işe aileniz nasıl baktı? Destek ve teşvik gördünüz mü? Yoksa "Bırak bu işleri kızım, okumana bak!" mı dendi?

Doğrusunu isterseniz ilk başlarda babam çok endişeliydi, istemiyordu. Daha sonraları ben başardıkça ve kararlı durunca seçimime saygı duydular. O andan itibaren de ailem her zaman arkamda durdu..

Katıldığınız bir programda Ebru Gündeş'e benzetilmek size neler hissettirdi?

Sadece o programda değil konserlerimde de aynı benzetmeyi yapıyorlar. Ne hissedeyim ki. Ebru Gündeş gibi dev bir sanatçıyla benzetilmek büyük bir onur benim için. Çok da mutluyum. Evet ses rengimiz biraz benziyor ama tarzımız farklı bence. Ayrıca bir Ebru Gündeş olmak öyle kolay bir iş değil!

Genç bir yorumcu olarak koyduğunuz hedeflerin neresindesiniz?

Beşinci teklimi yayınladım. Henüz yolunda başında bir yorumcuyum. Daha yapılacak çok şey, alınacak çok mesafe var. Mesela bir albüm yayımlama hedefim var. Hazırlıklarını yavaş yavaş başladık. Şu anki durumdan hoşnutum ama hep daha iyisi vardır. Ve daha iyisi için de hep daha çok çalışıyorum. Ayrıca unutmayalım ki başarı ekip işidir.

Her sanatçı adayı kendi tarzını yaratmak için yola çıkar. Ama bu yolda örnek aldıkları da vardır. Gökçe Kırgız sanat yaşamının başından bu yana en çok kimlerden etkilendi?

Ben illa şuna benzeyeyim... Şunun gibi gibi olayım... Bak o neler yapmış, aynısını ben de yapayım diye kaygılar taşımadım hiç. Kendi kapasitemin, yeteneklerimin gereğini yaptım. Ne olduysa kendim oldum. O yüzden birini kendime örnek aldım diyemiyorum çünkü örnek almadım. Tek istediğim şarkılarım dinlensin ve sevilsin.

Türkiye'deki müzik ortamını nasıl buluyor musunuz?

Şuan ki müzik ortamımızı maalesef daha çok hak etmeyenler işgal etmiş durumda. Acayip şarkılar yapıp, iyi bir şey yaptığını sanıyorlar. Akla zarar işler yapıyorlar. Haydi isim de vereyim. mesela Fatih Bulut. O yüzden ben bu konularda pek konuşmamayı tercih ediyorum. Sizin ne yaptığınızın bir önemi olmuyor, kendilerini kendini fenomen ilan eden kişiler hep ön plana çıkıyor. Gerçekten değişik bir camia, şu müzik camiası!

Hande Yener'in 'Popçular şarkı yapmadı. Yapanlar da hit şarkı çıkaramadı” demişti. Siz ne dersiniz bu konuda?

Hiçbir şekilde katılmıyorum. Bunu diyen şarkıcı önce kendi yaptığı tekli'lere baksın öyle konuşsun. Hiç kimse müziği katlettiler diyemez. Önce kendi yaptıkları müziğe bir dönüp baksınlar.

Geçenlerde Kıbrıs'ta sahne aldınız ve Mızrak adlı şarkınızı sizden beş kez okumanızı istediler. Şarkı kısa sürede bir milyonun üzerinde dinlendi Youtube'da. "Artık oldum" diyor musunuz kendiniz için?

Kesinlikle hayır. Sürekli tekrarlıyorum, daha yolun başındayım. "Mızrak" adlı parçam gerçekten de ilk yayımlandığı günden beri listeleri alt üst etti ve çok sevildi. Daha iyilerini yaparsam kendimi daha mutlu hissedeceğim.

Geçen yıllar boyunca "İyi ki yapmışım" ya da "Keşke hiç yapmasaydım" dediğiniz şeyler var mı?

Her insan gibi benim de pişmanlıklarım, iyiki yapmışım dediğim şeyler var. “Son Rötuş “iyi ki"lerin başındadır mesela. Ayrıca iyi ki Suat Ateşdağlı ile yollarım kesişti ve bu projeye ortak oldum. Benim için çok kıymetli. Pişmanlığıma gelince... Keşke 10 yıl müziğe ara vermek zorunda kalmasaydım. Benim için kayıp yıllar.

Biraz da sizden söz edelim!.. Sarışınlığınız çok beğenildi. Geçici bir durum mu?

Evet kısa ve sarı saçlı halim çok beğenildi. Çok uzun bir süre böyle kalmayı düşünüyorum. Altı ay önce saçlarımı sarıya çevirdim ve şarkılarımdan çok saçlarıma iltifat alıyorum:)

Peki Gökçe Kırgız ebedi aşka inanır mı?

İnanıyorum. Mutlaka ebedi aşkı yaşayanlar vardır..

Evlilik... anne olmak?..

Bizim için zor işler:) Çok derin mevzular bunlar..

Bir Türk kadını olarak mutfakta muhakkak zaman geçiriyorsunuzdur. Sever misiniz bir şeyler pişirmeyi? Yemekle uğraşmayı?

En sevdiğim, genelde boş vakitlerimde ev de olduğumda mutlaka mutfağa ben girerim. Antep kızı olduğum içinde elimden her yemekte gelir, et tavuk balık aklına ne geliyorsa. Mutfakta vakit geçirmek bana tedavi gibi geliyor.

Oyunculuk planın var mı? Eğer varsa Bununla ilgili bir eğitim aldınız mı ya da almayı düşünüyor musun?

Aslında bir komedi dizisinde oynamayı isterdim, oyunculukla  yatkınım ama önceliğim elbette müzik.. Ama oyunculuk eğitimi almadım, hiç düşünmedim de!

Yorumlar

Yorum Gönder