SİYAHTAN BEYAZA 


Gündemi sık değişmeyen, refah şartları ve ekonomisi dünyanın ilk sıralarında olduğu yazılan, çizilen, söylenen bir memlekette yaşıyoruz. Ya da yaşadığımızı sanıyoruz. 

İçimize her gün yalan dolan haberlerle nefret ve korku salan  simsiyah medyayla yatıp kalkıyoruz… 

Çok mahirler siyahı beyaz, beyazı siyah yapmakta…

Şapka çıkartıyoruz…

Kibarlığı masal olmuş toplumdayız …

Bundan daha yirmi sene öncelerine kadar sokaklarda, caddelerde gördüğümüz karşılaştığımız beyefendi- hanımefendi Alman dostlarımızı arıyoruz mumlarla… 

Neredeler ki acaba?

‘‘Bir nesil yıldız kayması’’ olmuş çok uzaklarda kaybolmuşlar…

Yerlerini, Antik Pagan kültürünün tüketim yozlaştırmasına dönüştürülmüş ‘‘Çakma cadıların’’ süpürgeleri almış…

Beethoven’ lerin, Brahams’ ların ülkesi, içleri oyulmuş mundar kabaklara teslim olmuş…

‘‘Dankeschön – Bitteschön’’ sözcüklerinin havalarda uçuştuğu yıllar uçmuş gitmiş. 

Kapıdan dışarı adım atınca  tahammülsüzlük tokadı yiyip evinize dönüyorsunuz… 

Doktor muayenelerinde beklemekten örümceğe komşu hastalar… Hastalarına dokunmayı unutmuş, sadece birkaç dakika ayırabilen kendileri yorgun doktorlar…

İş yerlerinde baskılar, alış veriş mekanlarındaki telaşlar, duraklarda sevgisiz bitkin suratlar…

Ardı ardına kurulan tuzaklar…  Trafik cezaları… 

Havalimanında çalışan azlığından, sıra uzunluğundan dolayı kaçırılan uçaklar… 

Araçlar çoğalmış. Yollar daraltılmış, tıkanmış…

Aylar, seneler süren ve heykel gibi durdukları yerlerden her gün para kazandıran inşaat bariyerleri sanatın(!) yeni yüzleri olmuşlar. Ulaşımı ulaşımsız kılan demirbaşları gece gündüz demeden; önümüzde, arkamızda, sağımızda, solumuzda bize ’’Sobe’’ derler. Yanan sönen sarı ışıkları ile ikaz adına rahatsız ederler…

Ekim ayının tadı tuzu kalmamış… Saatlerle ileri geri oynanmış…Sabahları iyice kararmış…

Kendilerini büyük gören partiler Thüringen’deki seçimlerde şok’a uğramışlar. Hem çanak tut sonra da şikayet et...

Emeklilik yaşını yine yükseltmek istiyorlar. Emekliliği yasaklayın bitsin artık!

Bu kadar siyah havaya biraz  beyaz katayım, biraz da Euro kazanayım diyen BEYAZ, kalkmış Essen şehrine gelmiş... 

Gösterisini izlemek için giden bazı gazeteciler kapıdan içeri alınmamışlar. Gerekçe olarak basın mensuplarına ayrılan biletler bitti denilmiş. Nasıl olur diye araştırmışlar. Söylendiğine göre her taşın, pardon ; Köftenin, dönerin altından çıkan bir gasteci, hanımını ve çoluğunu çocuğunu basın kontenjanından içeri soktuğu anlaşılmış…

Şapka çıkartıyoruz…

İşte böyle bir toplumdayız…

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder