DÜNYANIN EN BAĞIŞÇI ÜLKESİYİZ


DÜNYANIN EN BAĞIŞÇI ÜLKESİYİZ

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Türkiye'de olduğu gibi dünyada da yapılan etkinliklerle kutlandı. Cumhuriyetin ilanının 96. yıl dönümü nedeniyle T.C Düsseldorf Başkonsolosluğu’nun, Almanya’nın Düsseldorf şehrinde Başkonsolosluk Anadolu Salonu’nda tertiplediği  çok sayıda davetlinin ilgi gösterdiği kutlama gecesine, Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’nin üst düzey Alman yetkililerinin yanı sıra Sivil Toplum Kuruluşları temsilcilerini ve kalabalık bir vatandaş topluluğunu Başkonsolosluk Anadolu Salonu’nda misafir eden Başkonsolos Ayşegül Gökçen Karaarslan, eşi ile birlikte davetlileri kapıda karşılayarak ’’hoşgeldiniz’’ dediler.

 

 

Düsseldorf Başkonsolosu sıfatıyla önemli bir milli günde ilk kez ev sahipliği yapmaktan ötürü büyük mutluluk ve heyecan duyduğunu belirterek konuşmasına başlayan Başkonsolos Ayşegül Gökçen Karaarslan ‘‘Cumhuriyetimizin 96. yıldönümünü kutlamanın haklı gururunu yaşadığımız bu anlamlı günde, öncelikle Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden gazilerimizi minnet ve rahmetle anıyorum’’ diyerek başladıktan sonra önemli konulara işaret etti.

8 Milyar Dolar ile Dünyanın en ‘‘bağış-sever’’ cömert ülkesi olmaktan gururluyuz.

Türkiye’nin Dünya ve Avrupa’daki önemine vurgu yapan Başkonsolos  Gökçen Karaarslan pür dikkat dinlenen konuşmasına son senelerde dünyada yaşanan güçlüklere, Türkiye’nin karşılaştığı tüm saldırı ve darbe teşebbüslerine rağmen demokratik değerlere bağlılığından ödün vermeden güçlenerek yoluna devam ettiğini belirterek “Kuruluşundan bu yana geçen 96 yılda ülkemiz, çatışma ve istikrarsızlıklarla dolu çetin bir coğrafyada,  insani ve girişimci dış politikası, laik ve sosyal devlet anlayışı, genç ve dinamik nüfusu,  güçlü ekonomisi ve insani yardımlarıyla,  uluslararası toplumun saygın ve sözü geçen bir üyesi olmuştur. Türkiye bir NATO ve Avrupa Konseyi ülkesidir. Bu yönümüzle Avrupa hukuk ve güvenlik sisteminin ayrılmaz bir parçasıyız. Ayrıca, birçok değeri içerisinde barındıran kültürel zenginliğimiz ile hem Batı hem Doğuyuz. Hem Kuzey hem Güneyiz. Cumhuriyetimiz  bugüne kadar sayısız  sınamalarla karşılaşmış, birçok zor dönemden geçmiştir. Bu sınamaların başında 15 Temmuz 2016 tarihinde hain terör örgütü FETÖ tarafından gerçekleştirilmeye çalışılan ve halkın bütün kesimlerinin ortak direnişiyle sonuçsuz bırakılan darbe girişimi gelmektedir. Anılan gece yaşananlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin gücünü, Türk halkının demokratik değerlere bağlılığından aldığının en güzel örneğidir. Girişimci ve insani dış politikamızın önemli bir boyutu insani yardımlarımızdır.

Dünya genelinde insani yardımlarımızı  8 milyar Dolar düzeyine yükseltip, dünyanın en büyük bağışçı ülkesi olduk. En zengin olmasak da, en cömert ülke olmakla gurur duyuyoruz. Halen 3,6 milyon Suriyeli dâhil olmak üzere dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke vasfını taşımaktayız. Ülkemizdeki Suriyeli kardeşlerimiz için yaptıklarımızın, eğitim, sağlık ve çalışma hayatı bağlamında açtığımız kapıların, dünyada başka örneği bulunmamaktadır.’’

‘‘Barış Pınarı Harekatı” yanlış yansıtılıyor

‘‘Barış Pınarı Harekatı” konusunda Türkiye’nin haklılığının göz ardı edilerek yanlış algı yaratılmasının yanlış olduğuna dikkati çeken Başkonsolos konuşmasını üstüne basarak şöyle sürdürdü. ‘‘Bir defa bu harekat,  Kürtlere karşı başlatılmış bir harekat değildir. “Barış Pınarı Harekatı” Türkiye’nin sınır güvenliğini sağlamak ve PKK’nın Suriye ayağı PYD/YPG unsurlarını etkisiz hale getirmek amacıyla başlatılmıştır. Uluslararası anlaşmalar temelindeki meşru müdafaa hakkımızı kullanarak, teröristlere karşı başlatılan harekattan önce, Almanya dahil, tüm müttefiklerimizle temas edilmiş, gerekçelerimiz açıklanmış ve işbirliği talep edilmiştir.

Almanya’da bazı çevrelerce ileri sürüldüğü gibi PYD/YPG terör örgütü Kürt halkını temsil etmemektedir, mücadelemiz Kürtlere değil, teröre karşıdır. ABD ve Rusya Federasyonu ile sağlanan mutabakatlarla da Barış Pınarı Harekatı’nın meşruiyeti teyit edilmiştir. Türk halkının tek yürek ve tek vücut olarak destek verdiği bu harekatın, yabancı ülke kamuoylarına savaş olarak yansıtılması ve milletimizin savaşa destek verdiği yönünde bir algı yaratılması son derece yanlıştır. Terör örgütlerine karşı yürüttüğü mücadelede tüm müttefiklerince dayanışma gösterilmesi tabiatıyla Türkiye’nin en doğal beklentisidir.’’

Alman medyasına ulaşmakta sıkıntı çekiyoruz.

Alman makamlarına ve kamuoyuna çağrıda bulunan Başkonsolos Ayşegül Gökçen Karaarslan açık bir dille tek taraflı Alman medyasını eleştirdiği konuşmasında son iki haftada Türk vatandaşlarına 180’i aşan eylem ve saldırılar konusunda daha duyarlı olunması konusunda uyarıda bulunarak ‘‘Alman makamlarına ve kamuoyuna bu harekatla ilgili gerekçelerimizi ve Suriye’deki güncel gelişmeleri ilk elden anlatmaya her zaman hazırız. Harekat başladığından beri bu konudaki tek yanlı ve yanlış haberlerin önüne geçmeye çalışıyoruz, bu amaçla esasen bir süredir misyonlarımızca Almanya genelinde basın toplantıları düzenlemekte, mülakatlar vermekteyiz. Ancak Alman medyasına ulaşmakta ve yaptığımız açıklamaların basında yer almasını sağlamakta  sıkıntı çekiyoruz.

Öte yandan, Almanya genelinde sadece son iki haftada ülkemizi protesto bahanesiyle 180’i aşkın eylem yapılmış, vatandaşlarımıza yönelik bir çok saldırı gerçekleşmiş, hatta bazı vatandaşlarımız yaralanmıştır, Türk işletmeleri ve camileri de zarar görmüştür.  Bu eylemler tabiatıyla Türk toplumunda güvenlik endişesi yaratmaktadır.