Sette günlerce alay konusu oldum!


Sette günlerce alay konusu oldum!

Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro bölümü öğrencisi olan Alara Turan, sahnelerdeki başarısını beyazcama taşıdı. Faruk Teber'in yönettiği ve Star TV'de ikinci sezonu yayımlanan 'Kardeş Çocukları' adlı dizide oyunculuk çıtasını yükselten Alara Turan'ın önü açık. Başta ünlü Rus yazar Anton Çehov'un Martı adlı eserinin uyarlamasıyla tiyatro sahnesinde boy gösteren genç oyuncu, Kardeş Çocukları dizisinde 'Hayal' adlı karakteri canlandırmakta. Güzel oyuncu, kariyeri ve özel hayatına ilişkin sorularımızı cevapladı.

İlk dizi ile başarı ve şöhreti yakalamak nasıl bir duygu?
Gerçekten öncelikle büyük bir şans oldu benim için. Çok çalışmamın yanı sıra şansın rolünü inkar edemem. Tiyatro ve sahne uzun zamandır hayatımdaydı fakat ilk kamera deneyimim 'Kardeş Çocukları' ile oldu.

Bu başarıda sizi en çok ne ya da kim motive etti?

Başarımı öncelikle oyuncu olmam konusunda beni her zaman sonuna kadar destekleyen aileme ve konservatuvar hayatım boyunca ne eksiğim varsa kapatmaya çalışan, hep yanımda olan birbirinden değerli ve usta hocalarıma borçluyum.

Bir role hazırlanırken sizi en çok ne zorlar? Bu hazırlık aşamasında kendinizce ilkeleriniz var mı?

Her şeyden önce kamera karşısında engelleyemediğim heyecanım. Sanki daha önce hiç oyunculuk yapmamışım gibi, elimi kolumu nereye koyacağımı bile bilemiyordum. Fakat biraz alıştığımda ve kendime güvenim geliştiğinde bunu aştım. Her oyuncunun kendine göre bir tekniği var. Ben de karakterin yolculuğu hakkında her bölüm için farklı çalışmalar yaparım.

Neler yaparsınız?

Bölüm içinde karakterin sahnelerini bir bütün olarak görmek, durumunu, nereden gelip nereye gittiğini bilmek ve ona göre sahneye hazırlanmak çok önemli. Ben de elimden geldiğince böyle bir yol izliyorum. 

Daha yolun başındasınız ama sosyal medyada büyük bir fan kitleniz oluştu!..

Sanırım her şey biraz hızla gelişti. Bu gurur verici bir şey.durum. Onlara destekleri için çok teşekkür ediyorum ve minnetlerimi sunuyorum.

Başak burcusunuz. Bu sete nasıl yansıyor?
Burcumdan mı kaynaklanıyor bilemem ama gerek işte, gerek özel hayatımda düzenli ve detaycı bir insan oluşum bana hep olumlu olarak döndü.

Nasıl başladı dizi macerası? 

Sanki biraz kendiliğinden! Konservatuvarda çıkardığımız bir oyunla turneye gitmiştik. Şimdiki menajerim o zaman tanıştım. Beni sahnede seyretti ve beğenip bu işin deneme çekimine çağırdı. Tiyatro vesilesi ile böyle bir şans kapısının açılması benim için ekstra mutluluk verici. Doğru zamanda ve doğru yerde olduğumu düşünüyorum.

Peki hayatınızdaki son dönemde yaşadıklarınızı olumlu-olumsuz diye sınıflandırırsak bize neler söylemek istersiniz? 

Daha önce hiç yaşamadığım, çok yoğun bir çalışma temposunun içine girdim. Bu benim için çok yeni. Evet, çok yoruluyorum ama bu tempo benim için çok büyük bir tecrübe. Kariyerim için büyük bir adım atıyorum. Bu yüzden zorluklar yaşasam da buna değeceğini düşünüyorum. Sette çok güzel dostluklar edindim. Böyle bir ekiple çalıştığım için kendimi çok şanslı hissediyorum.

Setin en büyük zorluğu ne?

Kesinlikle uzun ve yoğun çalışma saatleri! Ancak yavaş yavaş buna da alışıyorum. Kamera tecrübemin olmaması adaptasyon sürecinde kısa süreliğine de olsa beni zorladı. Bu süreci en başından itibaren güvenip karakteri bana teslim eden yönetmeniz Faruk Teber ve tüm ekip sayesinde daha kolay atlattığıma inanıyorum.

Biraz da sizden söz edelim... Hayatınızda sizi en hoşnut eden şey nedir?

Harika ailem! Bir de iyi ki hayallerimin peşini bırakmayıp konservatuvarda tiyatro bölümü okumam.

Kardeş Çocukları'nın senaryosunu ilk okuduğunuzda neler hissettiniz?

İyi bir proje olacağına inandım her şeyden önce. Mesela entrikanın çok iyi işleniyor olması dikkat çekiciydi. Karakter bazlı düşündüğümde ise oynadığım karakterin alışılmışın dışında biri olması beni ayrıca mutlu etti. Yaşadıkları, travmaları, annesi tarafından hor görülmesi… Birçok genç kızın bazen farkında bile olmadan yaşadığı bir durum. Seyircinin empati duyabileceği bir karakter oynamak, onu yeri geldiğinde temsil edebilmek çok güzel.

Canlandırdığınız karakteri özetleyecek beş anahtar kelime?

İyi yürekli, naif, kırılgan, obsesif, aşık!

Bugüne kadar sette yaptığınız en komik hata nedir?

Zaten ilk setim olduğu için hatırlamak çok zor değil :) Başıma gelen en trajikomik şey mikrofonumu yanlışlıkla tuvalete düşürmem oldu sanırım. Günlerce alay konusu oldum. Neyse ki mikrofon birkaç gün pirince yatırdıktan sonra çalışmıştı.

Oyunculuğun en çekilir ve çekilmez yanları neler?

Çoğu yanıyla çekilir bir şey ki bu mesleği yapıyorum. Ama çekilmez yanlarından biri düzensiz bir iş olması belki de. Evdeki hesap her zaman çarşıya uymuyor çünkü bizim meslekte.

Büyük hayalleriniz var mı? Mesela sinemada yol almak?..

Daha işin çok başındayım. Kat edeceğim çok yol var. Amacım mesleğimi layıkıyla yerine getirip, güzel işlerle, içime sinen projelerle anılmak. Beyaz perdeye gelince, mesleğe adım atarken önceliğim hep sahneydi. Fakat bunun yanında sinema filmlerinde yer almak, elbette en büyük hedeflerimden biridir.

Peki siz dizi izler misiniz? 

Şu sıralar 'Pose'a merak saldım. Dünyası çok güzel kurulmuş. Onun dışında biraz geç kalmış olsam da 'Luther'i bitirdim. Idris Elba’nın büyük hayranıyım. İmrenerek seyrettiğim bir oyuncu.

Sokakta size özel bir ilgi var mı? Varsa bu size ne hissettiriyor?

Evet, son zamanlarda ilgi beklemediğim kadar fazla. Biraz tuhaf hissediyorum, o kadar ilgiye alışık değilim çünkü.

Yorumlar

Yorum Gönder