Güzellik, görecelikten ibarettir


Güzellik, görecelikten ibarettir

Türk televizyonlarının ekrana damga vuran dizilerinden Diriliş Ertuğrul'un Alçiçek Hatun’u Beyzanur Mete, sadece televizyonda boy göstermekle kalmadı, bir yıl içinde tam 3 sinema filminde rol aldı. Genç oyuncu bu filmlerde korkudan komediye çok farklı rolleri başarıyla canlandırıken tiyatro sahnesine çıkmayı ihmal etmedi.

1 Temmuz 1991 doğumlu oyuncu, eğitimini Beykent Üniversitesi Oyunculuk bölümünde tamamladıktan sonra, bir beyazcam klasiği haline gelen 'Arka Sokaklar'da ilk kamera önü deneyimini yaşadı. Bu dizide rol aldıktan sonra yapımcıların da dikkatini daha çok çeken oyuncu Beyzanur Mete, sonrasında Osmanlı Kıyam ve Adını Sen Koy gibi dizilerde de  oynamıştı.
Beyzanur Mete'ye genç yaşta bu üstün başarısının sırrını sorduk...

Bir yıl içinde tam 3 filmde yer aldınız. Bunlardan Bende Kal, yaz ortasında vizyona girmişti. O filminizde sizi etkileyen ne oldu?

Okurken gülümsüyor olmam bazı sahnelerde kahkaha atmam, ince mizah anlayışı, güzel bir mizahla, karakterlerin kafamda canlanıyor olması heyecanıma heyecan kattı… Farklı kültürde, farklı bir havada bir karaktere nabız veriyor olmak, Ayşegül’ü de sevmiş olmam senaryonun beni etkileyen kısımları oldu.

Ayşegül nasıl sevdirdi kendinizi size?

Bir kere kurnaz ve zeki bir kız. Su gibi bir karakter diyebilirim, girdiği kabın şeklini alır cinsten. Erkek egemenliğinde büyümüş, biraz erkeksi ama bunun yanı sıra anaç yönleri de var. Bu yönü yerine göre ortaya çıkarıyor. Köyün en akıllısı diyebiliriz. İlgiyi beğenilmeyi seven, biraz dominant, biraz da işveli cilveli bir kız Ayşegül.

 

Birbirinden bir hayli farklı üç filmde birden oynamayı nasıl başardınız?

Yıllar önce bunların notunu almıştım. Hedefime giden yolda yapmam gerekenleri yazmıştım, öyle matematiksel bir şey oldu ki, "23 yaş başrol" diye bir notum bile vardı. Öyle de oldu.

Nasıl başladı oyunculuk serüveniniz?

Eğitimime 17 yaşında şehir tiyatrolarında başladım. Tırnaklarımla kazıyarak geldim. Bu durumdan memnunum, hiç acele etmedim. Sabrettim, vazgeçmedim, odak noktamı belirledim. Oyunculuk. Ve bunun için çalışmaya devam ettim. Okul döneminde kısa filmler, TV programı, reklâmlarım oldu. Hobi olarak modellik de yaptım. Yardım defilelerine katıldım. Sahnede olmayı, sahne ışığını hep sevdim. Kendimi hazır hissettiğimi evrene mesaj olarak gönderdim.

Nasıl yani?

Tamamen kalpten istemekle ilgili. Okul bittikten hemen sonra "Bal Kaymak" filminin çekimleri için Makedonya’ya gittim. İki ay sonra "Bende Kal" filminin çekimleri için Adana, istanbul’a döndüğümde "Diriliş Ertuğrul" dördüncü sezon çekimlerim başladı. "Sonsuz" ve "Üç Harfliler Beddua" filmlerinde oynadım. Bir yıl içersinde olmuş gibi görünüyor olsa da, bunun yılları bende saklı.

Bu başarının sırrı nedir?

İşimizde yetenek mutlaka etkili bir faktör… Sabır, azim, çalışmak ve alt yapımı oluşturmak, ne istediğini bilmek benim için en önemli faktörlerden.

Tiyatro... Sinema ve diziler! hepsi de ayrı yetenek ve uğraş gerektirmiyor mu?

Beykent Üniversitesi oyunculuk bölümü mezunuyum. Tabiî ki çok farklı oyunculuk teknikleri öğrendik. Fakat içinde bana uygun olan bir, iki teknik var onları kullanıyorum. Ağırlıklı olarak Eric Morris tekniğiyle çalışıyorum. Tabi bunun zorluğunu "Üç Harfliler Beddua" filminde yaşadım. Her şey tecrübe ve her projede her tekniği kullanılmaması gerektiğini anlıyorum. Oyunculuk öyle birşey ki yıllar geçse de hep açık kapım var ve öğreneceğim daha çok şey var. Zaten öğrenmeye çok açığım. Yaşım kaç olursa olsun mesleğimde üzerine katarak ilerlemeye çalışacağım.

Bu farklılıkların size mesleğinizin dışında bir katkısı oldu mu?

Demin bahsettiğim gibi, bir kere tecrübe katıyor. Mutluyum. Her türü deneyebilirim. Aldığım eğitimin çok artısı var. Bence eğitim tecrübelerimizden bir şeyler kazanmamıza ve üzerine katarak ilerlememize izin veriyor.

Her yolun hazırlığı da farklı bir çalışma gerektiriyor sanırım...

Zaten rol her ne olursa olsun, benim için bir hazırlanma süreci vardır. Senaryoyu okurum. Ben bu işin neresindeyim? Ne katabilirim? Ve bu projeye nasıl katkı sağlayabailirim diye bakarım ilk önce. Tiyatrodan gelen bir alışkanlık bu benim için. Senaryoda her şey yazmayabilir, soru işareti olan yerleri cevaplandırmak için bir araştırma sürecine girerim. Bu da oyuncunun zekasıyla gelişebilecek bir şey. "Bal Kaymak’ta da böyle oldu. Bir doktoru canlandırıyorum. Kısa bir araştırma sürecim oldu. Üç Harfliler Beddua’da süreç aynıydı bir engelliyi canlandırıyorum mesela. Bir ay kadar bir set günün var, karakterle bütünleştikçe ona ait seyleri ortaya çıkarman bir şeyleri bulman daha kolay oluyor. Rol küçük büyük ayırmıyor olsam da set süresinin uzunluğu karakterle bütünleşme ve daha iyi şeyler ortaya koyabilme için bir artı oluyor. Dizide bu daha da zamana yayılıyor. Daha da üzerine katarak ilerliyorsun.

Siz sinemada neler izlersiniz?

Komedi ve aksiyon izlemeyi tercih ediyorum. Aksiyon, dram, komediyi kendime yakın hissediyorum. Şu ara komedi önceliğim. Karakterler yazıyorum. Onları hayata geçirmek istiyorum. Türkiye’de komedi yazan gerçekten iyi isimler var, onlarla çalışmak, komedi de iyi bir noktada olmak istiyorum.

Güzelliğiniz bir avantaj oldu mu kariyer planlarınızda?

Güzellik bir adım önde olmayı sağlar. Fakat görecelidir. Konuştukça, baktıkça ya da yaptığım işlerle güzelleşmek isterim. Oyunculuğumu geliştirmemle beraber kendimi her şekilde geliştirmeye çalışıyorum. İnsan ilişkilerimi, duygularımı, bedenimi, hislerimi.

Oyunculuk çocukluk sevdası mıydı?

Eve ama bir dönem soru işaretlerim de oldu. Spor, dans, müzik mi oyunculuk mu? Fırsatlar karşıma çıktı. Hayat çıkmış olduğumuz bu yolda başımıza gelenlerden ibarettir. İyi ya da kötüyü bilemeyiz ama seçeriz. Oyunculuk eğitimim için İzmit’ten İstanbul’a geleceğim yıl spor akademisine de girme şansım vardı.. Hatta boks maçlarına hazırlandım. Sonra asıl istediğimin aslında oyunculuk olduğuna karar verdim. Biraz da hayat bana bu konuda yardım etti.

Sanatçı bir aileden geliyorsunuz, bunun faydasını gördünüz mü?

Seçtiğim işte beni anlamaları daha kolay oldu sanırım. Babamdan da eğitim aldım. Şan ve kanun… Ailem en büyük destekçim.

Genç bir oyuncu olarak yolun başındaki genç oyuncu adaylarına ne önerirsiniz?

Hayatta olmayacak bir şey yoktur. Gerçekten istemek, zaman vermek, sabretmek. Biz emek verelim karşılıksız kalmayacaktır. Doğru bir eğitim alt yapı için önemli, doğru zaman sabrın meyvesidir. Hiçbir şey hemen olmuyor bunu bilmek gerekli. Bir de kendinizi bir yere koyun. O görmek istediğiniz yerde olacaksınız. Umut güçlü bir duygudur. Umudunuzu kaybetmeyin.

 

Yorumlar

Yorum Gönder