Ozan Ceyhun'dan Cem Özdemir'e açık mektup


Ozan Ceyhun'dan Cem Özdemir'e açık mektup

Türkiye çok zor bir dönemden geçiyor. Bulunduğumuz coğrafyada istikrarlı ve güçlü Türkiye istemeyen güçler taşeron olarak kullandıkları kanlı terör örgütleri ile ülkemizi kana bulamaktalar. İşte bir yandan terörle mücadele eden ama diğer yandan 2 milyonun üzerinde savaştan kaçarak canını zor kurtaran, yerini yudunu yitiren insanlara da kucak açan ülkemize yönelik olarak Avrupa Medyası sürekli kara propagandayı ve algı opersayonlarını sürdürmekte. Çirkin manşetler söz konusu olduğunda da son günlerde hep Cem Özdemir adı karşımıza çıkmakta.
Türkiye karşıtı Alman politikacıların bile mülteci sorunu nedeniyle Türkiye’ye çok dikkatli yaklaştıkları bu günlerde Cem Özdemir “porselen dükkanındaki fil” misali Cumhurbaşkanımıza, ülkemize ağır suçlamalar yapıyor ve PKK terör örgütü konusunda ise konuşmamayı tercih ediyor. PKK yerine alışık olduğumuz “Kürtler” kavramı ile Türkiye’ye yönelik “kara propagandada” yerini alıyor.
Bu nedenle kendisine bir Açık Mektup yazma ihtiyacı duydum.
Almanya’da mecliste temsil edilen bir partinin eş başkanı olarak Cem Özdemir adını iç politikaya yönelik hiç duymaz olduk ancak “Recep Tayyip Erdoğan” ya da “Türkiye” söz konusu olduğunda sadece onun adını okumaktayız. Bu şekilde Türkiye’yi istismar ederek gündemde kalmaya çalışıyor olması çok acı.
Almanya Şansölyesi Merkel Pazar Günü Türkiye’ye gelecek ve o gelmeden Cem Özdemir gazetelerde ve televizyonlarda Türkiye’yi karalamak için çırpınıyor.
Bu şekilde Türk-Alman Dostluğuna, Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkilere ve mülteciler alanında işbirliğine de büyük zarar vermekte.
Olur ya belki görmüyordur diye iyi niyetli düşünerek kendisine bir Açık Mektup kaleme aldım ve bu büyük hatadan dönmesi çağrısı yaptım.
Alman Medyasına dağıttığımız bu Açık Mektubun Türkçe çevirisini sizlerle paylaşıyorum:

Cem Özdemir’e (Yeşiller Eş Başkanı) Açık Mektup
“Sayın milletvekili Cem Özdemir,
dünyamız zor bir dönem geçirmekte. Hali hazırda 20’nin üzerinde savaş ve kriz mevcut. 50 milyondan daha fazla insan yaşadığı yerde sahip olduklarının tümünü bırakmak zorunda kalarak sığınacak ülke aramakta. Bazı ülkeler haklı olarak bu durum karşısında çaresizliklerini açıklamaktalar. Bir çoğu ise sorumluluk taşıdıklarını ve yapmaları gerekenler olduğunu kabul etmemekteler. Buna karşın az sayıda diğer ülkeler ve vatandaşları ise sorumluluklarının bilincinde sorunun çözümü için çırpınmaktalar.
Bu en son dile getirdiğim ülkeler arasında örneğin İsveç, Almanya ve Türkiye’yi sayabilirim. Sanırım size bu konuda yeni bir şeyler söylememekteyim. Tüm bunlar sizin de bildiğiniz gerçekler.
Tüm bu saydığım sorunlarla ilgili olarak Türkiye çok önemli bir konumda mühim bir rol oynamakta. Ve tüm bunları Türkiye sadece kendi için değil Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler için de yapmakta. Türkiye gerçekten zoru başarmakta ve büyük işler gerçekleştirmekte. İki milyonun üzerinde sığınmacıya kucak açarak Avrupa’da en çok sığınmacı kabul eden ülke olmuş durumda.
Bu zor görev ve tekrardan saldırıya geçen terör Türkiye’de yaşamı çok zorlaştırmakta.
Ankara’daki terör saldırısı hem “kahpece” hem “insanlık düşmanı” hem de tüm Türkiye kamuoyuna yönelik bir eylemdi. Elbette hükümet şimdi gerekeni yapacak ve bu saldırının sorumlularını ortaya çıkaracak. Terör söz konusu ise ona gelişme olanağı vermemek ve yok etmek tek yoldur.
İlk önce belirtmekte yarar görüyorum. Sanrım hepimiz dünyada savaşların sona ermesi ve barışın sağlanması ve ülkelerini terk etmek zorunda kalan insanların huzur içinde ve güvenli yaşayabilecekleri yeni yurtlar sunmak konusunda aynı fikre sahibiz.
Ancak acil ve yapıcı çözümler konusu söz konusu olduğunda görüşlerimiz farklılaşmakta. Örneğin siz sürekli kamuoyuna yaptığınız açıklamalarınızla Türkiye’nin içinde bulunduğu zor koşulların hafiflemesi yönünde bir katkı sunmamaktasınız. Gazetelere ve televizyonlara yaptığınız açıklamalarla aslında devamlı ateşi körüklemektesiniz ve bu şekilde Almanya’da insanların birleşmesine değil ayrışmasına neden olmaktasınız. Dışarıdan bakan herkes için Türkiye politikasını istismar ederek ve kışkırtıcı hatta provake edici açıklamalar yaparak manşetlerde yer almaktan başka hedefiniz olmadığı resmini sunmaktasınız. Oysa sizden bir federal milletvekili ve de dışişleri politikacısı olarak çok daha sorumlu ve konuya hakim bir tavır beklerdim.
Bu tarz politikanız ile sadece Almanya’da yaşamakta olan Türkiye kökenli insanlara değil aynı zamanda Almanya’nın iç barış ve huzuruna da zarar vermektesiniz.
Oysa çok sayıda insanın kuşaklar boyunca kurduğu iç barış ortamını bir tür ayaklarınızla çiğnemektesiniz.
Almanlarla Türkler arasındaki ilişkilere ve Türk-Alman Dostluğuna zarar vermektesiniz.
Artık kabul edin. Bu tarz kışkırtıcı Türkiye politikanız hem Türkiye’de hem de Almanya’da iflas etmiş durumda. Kışkırtıcı sesinize kimse kulak vermiyor.
Lütfen bu yanlıştan dönün!
Sadece ve sadece diyalog, işbirliği ve dayanışma ile günümüzün sorunlarını birlikte çözebiliriz.
Yürekten selamlarımla

Ozan Ceyhun
AP eski milletvekili
Rüsselsheim, 14.10.2015

Yorumlar

Yorum Gönder